Block title
Block content

"Yalnız, ef'âlinde, şuûnunda, teşbihi ifade eden mesel var." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Daha yüksek bir tabakanın hisse-i fehmi: Cenâb-ı Hak ezelîdir, ebedîdir, evvel ve âhirdir. Hiçbir cihette ne zâtında, ne sıfâtında, ne ef'âlinde naziri, küfvü, şebîhi, misli, misali, mesîli yoktur. Yalnız, ef'âlinde, şuûnunda, teşbihi ifade eden mesel var. وَ ِللهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلٰى Bu tabakata ârifîn tabakası, ehl-i aşk tabakası, sıddıkîn tabakası gibi ayrı ayrı hisse sahiplerini kıyas edebilirsin."(1)

Buradaki "mesel", Allah’ın mutlak sıfatlarının kavranabilmesi için getirilmiş teşbihlerdir. Mesela, "kabza-i tasarruf" bir şeyi avcunun içinde tutmak bir şeye hakim, galip ve vakıf olmak anlamlarına geliyor. "Kabza", yani avuç burada mecazi bir anlam taşıyor. Yoksa -haşa-  Allah’ın bir avuç içi var, eşya da fiziki olarak bu avucun içinde anlamı kast edilmiyor.

Benzer teşbih ve mecazları âyet ve hadislerde de görmekteyiz. Bu sınıfa giren çok âyet ve hadisler mevcuttur. Bunlardan bazılarını örnek olarak verelim:

"Allah'ın eli kulların ellerinin üstündedir." (Feth, 48/10)

"Sadece Rabbinin yüzü bakidir." (Rahman, 55/27)

"Benim nefsimdekini bilirsin; fakat ben senin nefsinde bulunanı bilmem." (Maide, 5/116)

"Allah, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakileri altı günde yaratmış, sonra da Arş'ın üzerine istivâ etmiştir." (Secde, 32/4)

"Tasarruf" idare ve yönetmek anlamına geliyor. Allah’ın kâinatı mutlak anlamda tedbir ve tedvir etmesini Kur’an’ "istiva" teşbihi ile ifade ediyor.  Evet, âyetlerde Allah'ın yeri ve gökleri yarattıktan sonra arşı istiva ettiği bildirilmiştir.

"İstivâ" fiili "alâ" edatı ile kullanılmıştır. "İstiva" kavramı Allah'ın bir makama kurulup oturmasını değil, mekân ve cihet olmaksızın O'nun yücelik ve üstünlüğünü, âlemi yönettiğini, her şeyi hâkimiyeti altına aldığını ifade eder.

"İstevâ alâ arşihî" tabiri, Allah'ın bütün yaratıkların Rabb'i, yöneticisi ve koruyucusu olmasından gücü, kudreti ve iradesinin mutlak yerine gelmesinden kinayedir.

Bütün bu âyetlerde Allah’a bir aza ya da organ isnat edilmektedir ki bunların hepsi müteşebihtir. Yani zahiri manalarından çok işaret ettiği manalar esastır ve öyle anlamak gerekiyor.

Âyet ve hadislerde kullanılan bu gibi mütaşabih meseller ve ifadeler, Cenâb-ı Hakk'ın ezelî, ebedî, evvel ve âhir, hiçbir cihette ne zâtında, ne sıfâtında, ne ef'âlinde naziri, küffüvvü, şebîhi, misli, misali, mesîli olduğu anlamına gelmiyor. Bu gibi teşbih ve mesellerin amacı, insan aklının mutlak sıfatları kavraması içindir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...