Block title
Block content

"Yalnız, meşiet-i İlâhiyenin düsturlarını hâvi şeriat-ı fıtriye ahkâmı, aklın vücuduna tâbi değildir ki, aklı olmayan birşeye tatbik edilmesin. O şeriatın hikmetleri kalb, his, istidada bakar." cümlelerini izah edebilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın teklif ve sorumlu kılması iki şekildedir;

Biri akıl ve iradeye bakar ki en ağır ve devamlı olan kısım bu kısımdır. Burada mesul olunan şeriat emir ve yasaklar manzumesi olan Kur’an şeriatıdır. Mesul olanlar ise sadece rüşt sahibi  insanlar ve cinlerdir.

İkinci kısım ise fıtri sorumluluklardır. Yani Allah kainata fıtri bir şeriat koymuştur. Bu şeriatın teklif dairesine ilkel irade ve his sahibi hayvanatta giriyor. Bir hayvan ya da rüşt sahibi olmayan bir çocukta bu fıtri şeriattan mesuldür. Ama ceza hususunda fıtri kanunlara uymamanın cezası fani ve anidir.

Üstad'ın “his”ten kastettiği mana  hayvanattaki ilkel ve basit irade ve duygulardır. Zaten  hayvanlar da  bu his ve irade ile hareket ediyor. Onun için de fıtri şeriatın kapsamına dahil olmuş oluyor. Dolayısı ile fıtri bir cezaya da kesb-i istihkak ediyorlar. Nasıl kelam sıfatından gelen şeriatın helal ve haramları vardır. Aynen  bunun gibi kudret sıfatından gelen kainat kitabının da fıtri haram ve helalleri vardır. Bu fıtri yasaklara uymayan çocuk da hayvan da olsa cezaya maruz kalır.

Üstad şu ibareler ile meseleye işaret ediyor;

"Ve bu saray-ı kâinatta ikinci kısım amele, hayvânattır. Hayvânat dahi, iştiha sahibi bir nefis ve bir cüz-ü ihtiyarîleri olduğundan, amelleri hâlisen livechillâh olmuyor. Bir derece nefislerine de bir hisse çıkarıyorlar. Onun için, Mâlikü'l-Mülki Zü'l-Celâli ve'l-İkram, kerîm olduğundan, onların nefislerine bir hisse vermek için, amellerinin zımnında onlara bir maaş ihsan ediyor."(1)

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...