Block title
Block content

"Yani, cemâl ve kemâl çünkü bizzat sevilirler herşeyden ziyade kendi kendini severler." Cenab-ı Allah'ın zatını sevdiğini, hatta en çok kendi zatını sevdiğini mi anlamak gerekir? Öyle ise bu sevgi mukaddes bir tabir ile mi isimlendirilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın kendi cemal ve kemalini sevmesi; Allah’ın şuunatındandır. Nasıl insan kendi üzerinde tezahür eden cemal ve kemalden bir haz ve sevgi hissediyor ise, Allah’ın da kendi sonsuz cemal ve kemalinden bir lezzet-i mukaddese ve aşk-ı münezzehe hissetmesi makul ve caiz bir haldir. Lakin O'nun lezzet ve aşkı, insanınki gibi değil, münezzeh ve mukaddestir.

Allah’ın insanlardan razı olması, hatta "habibim" demesi, kendi cemal ve kemaline güzel bir ayna, şeffaf bir vesile olmasından dolayıdır.

Allah mevcudat sergisinde sergilediği sanatını, önce kendi İlahi nazarı ile seyredecek, sonra da diğer mahlukatın nazarına takdim edecek. Allah’ın sanatını sevmesi ve sanatları içinde en büyük olan Hazreti Peygamber (asv)'e habibiyet payesini vermesinin ardında, kendi cemal ve kemaline olan muhabbeti yatıyor. Yani Allah kendi cemal ve kemalini sevdiği için alemleri yarattı...

Acib bir şuunat-ı İlahi, tavr-ı aklın haricinde, kudsi bir sevgi. Bunun bir leması insanda tecelli ettiği için, insan kendini çok beğenir. Hatta felsefedeki istikametsiz Narsizm (kendini tapacak kadar beğenmek) anlayışı, bu şuunat tecellisinin bir çarpıtılmasıdır denilebilir.

"Ben sende kendimi gördüğüm için seni sevdim; yoksa seni hiç sevmedim, ben kendimi sende sevdim."

ibaresi Allah’ın Peygamber Efendimize (asv) bakışını biraz dar lafızlarla özetleyebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

drerkan
Kudsi bir sevgi olduğu için az-çok olamaz elbette.En çok kendini mi seviyor sorum anlamını yitiriyor değil mi?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...