"Yeis" ve "Ucb" kavramlarını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Yeis: Ümitsizliğe kapılmak.

Ucub: Ameline güvenmek, cennetini garanti görmek.”

İKİSİ DE RUHA ZARAR

Yeis ve ucub... Ruh dünyamızın iki büyük düşmanı.

En kısa ifadesiyle, yeis "kişinin cehennemini garanti görmesi," ucub ise "cennetini kesin bilmesi"dir.

Bir başka ifadeyle, yeis "Allah’ın rahmetinden ümit kesmek," ucub ise "O’nun azabından kendini emin sanmak"tır.

Hâlbuki hayrı da şerri de yaratan ancak Allah’tır. İnsan, hayrın ve şerrin sebeplerine müracaat etmekle, cenneti yahut cehennemi istemiş olur. İstemek kuldan, cevap vermek ise Allah’tandır.

Allah kelâmında, "istikamet" olarak ifadesini bulan rıza çizgisinin iki düşmanı vardır: İfrat ve tefrit.

Bunlardan biri insanı yukarı doğru, diğeri ise aşağı doğru felâkete sürüklerler. Yer yüzünün mevcut yörüngesine "istikamet" dersek, dünyanın güneşe doğru yaklaşması ifrat, ondan uaklaşması ise tefrittir. İkisi de onun helakine yol açar.

İnsanı istikametten saptırıp yoldan çıkaran aşırılıkların bir halkası da "yeis ve ucup"tur.

İbadet yapmada ve hayır işlemede başarılı olamayan insanlarda "ümitsizlik" hastalığı kendini gösterir.

“Amele ve taate muvaffak olamayan azaptan korkar, ye’se düşer.” Mesnevî-i Nuriye

Başarıya ulaştığı hâlde nefsine söz geçiremeyen insanlarda ise, sonu kibir ve gurura varan, "ucub" hastalığı tezahür eder.

Bunlardan birincisi tefrit, ikincisi ifrattır. İkisi de ruha zarardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...