Block title
Block content

"Yeryüzünde bir halife yaratacağım." Buradaki halife Allah'a mı yoksa cinlere mi bakıyor? 2. İlk saat, sefine nasıl bir saat ve sefine olmuş? 3. Ve Hz. Süleyman'ın bir günde iki aylık mesafesi kaç kilometredir ve ne kadar süratlidir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

1. "Yeryüzünde bir halife yaratacağım." ifadesinden anlaşılan, bunu söyleyenin Rabbimiz, Halıkımız olduğu; yaratılacak halifenin ise insan olduğunu anlamaktayız. Halef, sonradan gelen manasına geldiğine göre ilk olarak cinler ve melaikeler yaratılmış. Ardından insan...

2. Hz. Nuh'un (a.s.) gemisi nasıldı?

Peygamberler, göstermiş oldukları mucizelerle hem davalarını ispat etmişler, hem de maddi terakkinin rehberi olmuşlardır.
Hz. Nuh (a.s.)'ın gemisi de bir kudret mucizesidir. Bilindiği üzere Cenab-ı Hak, Hz. Nuh (a.s.)'ı putperest olan kavmini imana davet etmesi için peygamberlikle vazifeli kılmış, ancak kavminin bunu kabul etmemesi üzerine bir gemi yapmasını emretmişti. Daha önce hiçbir gemi yapılmamış olduğundan, bu ilk gemiyi yapmak Hz. Nuh için çok zordu. Ancak Cenab-ı Hak, ona nasıl yapacağını vahyetti ve Hz. Cebrail (a.s.)'ı da “yardımcı” olarak gönderdi.

Hz. Nuh, Cebrail (a.s.)'ın ve kendisine inanan müminlerin yardımıyla iki veya dört yıl içinde geminin yapımını tamamladı.
Hz. Nuh'un (a.s.) yaptığı bu geminin büyüklüğü hakkında çeşitli rivayetler vardır. Doğrusu, Hz. Nuh'a inanan seksen müminle, bunların ihtiyaç maddelerini ve orada mevcut olan hayvanlardan birer çift alabilecek büyüklükte olduğudur.

Ama bu gemi için asıl mühim olan husus, onun alelade yelkenli bir gemi olmayıp, buharlı bir vapur olduğudur. Asrımız müfessirlerinden Elmalılı Hamdi Yazır, “Nihayet emrimiz geldiği ve tennur feveran ettiği vakit” (Hud Sûresi, 11:40) mealindeki ayet-i kerimede geçen “tennur” ve “feveran” kelimelerinden hareketle, bu geminin buharlı olduğunu söylemektedir.

İlk saatin ne şekilde olduğu hakkında elimizde net bir bilgi bulunmamaktadır.

3. Hz.süleyman (a.s.)'ın Belkıs'ın tahtını ne kadar sürede veya ne kadar zamanda nakl ettiğini bilememekteyiz. Ancak ayetten ve bu konudaki rivayetlerden anladığımız bunun fazla bir zaman almadığı şeklindedir. Bu hadisede önemli olan zamandan ziyade, bir mucize olarak bunun gerçekleşmiş olması ve ahirzamanda teknoloji ve ilmin terakki edip gelişmesiyle bu tür hadiselerin tıpkısı olmasa da bunlara yakın bazı hadiselerin gerçekleşebileeği şeklinde kanaatimz vardır.

Bu konuda, Bediüzzaman “Sözler” adlı eserinde şöyle diyor:

“Hem meselâ, Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm taht-ı Belkıs’ı yanına celb etmek için vezirlerinden bir âlim-i ilm-i celp dedi, “Gözünüzü açıp kapayıncaya kadar sizin yanınızda o tahtı hazır ederim” olan hadise-i harikaya delâlet eden şu âyet:
قَالَ الَّذِى عِنْدَهُ عِلْمٌ مِنَ اْلكِتَابِ اَنَا اٰتِيكَ بِهِ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ اِلَيْكَ طَرْفُكَ فَلَمَّا رَاٰهُ مُسْتَقِرًّا عِنْدَهُ
ilh., işaret ediyor ki, uzak mesafelerden eşyayı aynen veya sureten ihzar etmek mümkündür. Hem vakidir ki, risaletiyle beraber saltanatla müşerref olan Hazret i Süleyman Aleyhisselâm, hem mâsumiyetine, hem de adaletine medar olmak için pek geniş olan aktâr-ı memleketine bizzat zahmetsiz muttali olmak ve raiyetinin ahvâlini görmek ve dertlerini işitmek, bir mu’cize suretinde Cenâb-ı Hak ihsan etmiştir.

Demek Cenâb-ı Hakka itimat edip Süleyman Aleyhisselâmın lisan-ı ismetiyle istediği gibi, o da lisan-ı istidadıyla Cenâb-ı Haktan istese ve kavânîn-i âdetine ve inâyetine tevfik-i hareket etse, ona dünya bir şehir hükmüne geçebilir. Demek taht-ı Belkıs Yemen’de iken, Şam’da aynıyla veyahut suretiyle hazır olmuştur, görülmüştür. Elbette taht etrafındaki adamların suretleriyle beraber sesleri de işitilmiştir. …"
(1)

Nitekim Bediüzzaman’ın temas ettiği hususlar şimdi gerçekleşmiştir. Gerek İNTERNET, gerek RADYO veya TELEVİZYON yoluyla, kapalı devre yayınlar ve marifetli kameralar yolu ile naklen yayın yapmak, multi vizyon veya sine vizyon yoluyla konuşmalar yapmak, her yere bağlanan monitörler ve uydu aracılığı ile yayınlar yapmak ve dünyayı kontrol altında tutmak mümkün hale gelmiştir. Güncel deyimiyle, dünya küreselleşmiş ve her türlü faaliyetler aktiflik kazanmıştır. Bir bakıma dünya artık bir binanın değişik katları ve daireleri, odaları kadar birbirine yakın hale gelmiştir. Ayetin buna işaret etmesi bir çeşit mucize olarak gerçekleşmiş, Kur’an’ın ölümsüzlüğüne ve evrenselliğine bir kere daha imza atılmıştır.(1)

(1) bk. Sözler, Yirminci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

abdurrahma
2-sualimde istedigim havaya binmek mucizesine bakiyordu?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (burhan)
Zaman ve süre ifadeleri, genellikle insan veya deve yürüyüşüne göre, ifade edilir. Yani insanların ve develerin yaklaşık günlük yürüme mesafesi, 30 km'dir. İşte iki aylık mesafeyi derken, insanların iki ayda yürüyecekleri 1800 km'yi Hz. Süleyman (a.s)'ın bir günde gittiği kast edilmektedir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
abdurrahma
1.sualdeki halifelik sirrida bazilari O halifeligin Allaha oldugunu soylermis? Bunun dogru tarafi var midir?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (burhan)
Halife tabirinin Allah için kullanılması, çok yanlış bir yorum olur. Çünkü, cevapta da belirttiğimiz gibi, Halife sonradan gelen anlamına gelmektedir. Dolayısıyla Ezeli ve ebedi olan Allah için, Halife tabirinin yakıştırılması çok yanlıştır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...