Block title
Block content

"Yıldızları gazyağsız, odunsuz, kömürsüz yandıran ve söndürmeyen ve beraber ve çabuk gezdiren ve birbirine çarptırmayan bir nihayetsiz kudreti ve saltanatı, ışık parmaklarıyla gösteren..." cümlesini ve “ışık parmakları” tabirini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve onu ve onun gibi ulvî yıldızları gazyağsız, odunsuz, kömürsüz yandıran ve söndürmeyen ve beraber ve çabuk gezdiren ve birbirine çarptırmayan bir nihayetsiz kudreti ve saltanatı, ışık parmaklarıyla gösteren bu kâinat şehr-i muhteşemindeki dünya sarayının elektrik lâmbaları ve idareleri ne derece o misâlden daha büyük, daha mükemmeldir; o derecede, sizin okuduğunuz veya okuyacağınız, fenn-i elektrik mikyasıyla, bu meşher-i âzam-ı kâinatın Sultanını, Münevvirini, Müdebbirini, Sâniini, o nuranî yıldızları şahit göstererek tanıttırır, tesbihatla, takdisatla sevdirir, perestiş ettirir."(1)

Kainatın içindeki her bir sanat ve her bir eser, Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden levhalar hükmündedir. Mesela çiçek, renkler ve şekiller eli ile tevhide işaret ediyor; elma tat ve rızık noktasından sahibine delalet ediyor; aynı şekilde gök yüzündeki yıldızlar ve güneş gibi parlak cisimler de o muhteşem bitmek tükenmek bilmeyen enerji ve yakıtları ile sanatkarı ve sahibi olan Allah’a işaret ve delalet ediyorlar.

Çiçeğin tevhide olan işaret sermayesi nasıl renk ve şekillerin harika tasviri ise, aynı şekilde gök cisimlerinin işaret sermayesi de ışıklardır. Işık parmakları bu manaya geliyor.

Nasıl şehirdeki ışık saçan lambalar bir elektrik merkezine bakıyor ise, gök yüzündeki nurani ve ışıklı lambalar hükmünde olan yıldızlar da Allah’ın varlığına ve birliğine işaret ediyor, demektir.

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Altıncı Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...