Yirmi Beşinci Söz'de geçen, "Hz. Musa (as)'nın şecere-i meşhuresi,.." ifadesi ne anlama gelmektedir, hangi ağaçtan bahsediliyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sonra, Hazret-i Mûsâ Aleyhisselâmın şecere-i meşhuresini hatıra getirmekle, 'Şu dâvâ-yı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm, Mûsâ Aleyhisselâmın dahi dâvâsıdır.' enbiyanın ittifakına hafî bir ima edip şu kelimenin îcâzına bir letafet daha katar."(1)

"Oraya varınca kutlu mekândaki vâdinin sağ tarafında bulunan ağaçtan şöyle nida edildi: 'Ey Mûsa! Rabbülâlemin olan Allah Ben’im.' (Kasas, 28/30)

Allah’ın ağaç canibinden Hazreti Musa (as)’a nida etmesi, ağaca sembolik bir kutsiyet veriyor.

Ehl-i sünnetin imamlarından İmam Maturidi’ye göre, Allah’ın ezelî kelamı bizzat işitilemez. İşitilen şey ancak ses ile harflerdir. Buna göre, Hz. Musa (as)’ın ağaçtan işittiği ses ile harfler idi ve bunlar Allah tarafından ağaçta yaratılmıştı.

Eşari’ye göre, ses ve harflerden oluşmayan kelamın da işitilmesi mümkündür. Buna göre, Hz. Musa (as)’ın ses ve harfleri ağaçtan, kelamı ise Allah’tan işitmesi mümkündür. Ayrıca Ehl-i sünnet alimlerine göre, ağaçtan seslendirilen “Muhakkak ki, Ben Rabbülalemin olan Allah’ım.” mealindeki ifadenin ağacın kendisine ait olamayacağını belirtmişlerdir. Bazı rivayetlere göre Hz. Musa (as), bu kelamı kulaklarıyla değil, özüyle, bütün varlığıyla duyduğunu söylemiştir.(2).

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz

(2) bk. Razî, Kasas, 28/30. ayetin tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...