"Yirmi Beşinci ve Otuz İkinci Mektupları telif..." Buradaki "telif edilmedi" ne demektir, şu anda telif edilmiş mi, nereden bulabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Telif edilmemiş" demek, müellif tarafından kaleme alınmamış ve yazılmamış demektir. Dolayısı ile yazılmamış ve kaleme alınmamış bir risalenin temin edilmesi de mümkün değildir.

"Evet, Risale-i Nur size mükemmel bir mehaz olabilir. Ve ondan erkân-ı imaniyenin her birisine, mesela Kur'ân kelâmullah olduğuna ve i'câzî nüktelerine dair müteferrik risalelerdeki parçalar toplansa veya haşre dair ayrı ayrı burhanlar cem edilse ve hâkezâ, mükemmel bir izah ve bir hâşiye ve bir şerh olabilir. Zannederim ki, hakaik-i âliye-i imaniyeyi tamamıyla Risale-i Nur ihata etmiş; başka yerlerde aramaya lüzum yok. Yalnız bazan izah ve tafsile muhtaç kalmış. Onun için vazifem bitmiş gibi bana geliyor. Sizin vazifeniz devam ediyor. Ve inşaallah vazifeniz şerh ve izahla ve tekmil ve tahşiye ile ve neşir ve tâlimle, belki Yirmi Beşinci ve Otuz İkinci Mektupları telif ve Dokuzuncu Şuânın Dokuz Makamını tekmille ve Risale-i Nur'u tanzim ve tertip ve tefsir ve tashihle devam edecek."(1)

Üstad Hazretleri bu ifadede, Yirmi Beşinci Mektup’un ileride birisi ya da birileri tarafından telif edileceğini ya da edilebileceğini ifade ediyor. Hali hazırda böyle çalışmalar ve telifatlar yapıldığını biliyoruz. Bundan sonra da yapılacağı aşikârdır. Çünkü bu konuda ehliyetli her bir Nur talebesi Üstadımızın bu kutlu tavsiyesine mazhar olmak için çalışması güzel bir hedef olur. Ama bu tek bir kişi tarafından yapılacağı ve ileride benzer çalışmaların olmayacağı anlamına da gelmiyor. Muhterem bir heyet belki de çok parlak bir Nur talebesi böyle bir telifat yapar ve herkes de buna hüsn-ü teveccüh gösterirse, bu eser külliyat içine girmeye hak kazanabilir; bunların hepsi ihtimal dâhilindedir.

Burada ince bir nükteyi beyan etmekte fayda görüyoruz. Şöyle ki:

Üstad Hazretleri, bu metinde görüldüğü gibi telif gibi ağır bir yüke cevaz verir iken, mutedil şekilde yapılan şerh ve izaha karşı çıkmanın ne kadar dar bir bakış açısı ve mantıklı izahı yapılamayan bir yaklaşım olduğunu ortaya koymuş oluyor. Evet telif, şerh ve izahtan daha ileri ve daha geniş bir izindir. Telife izin verenin, ondan daha hafif olan şerh ve izaha karşı olması düşünülemez...

(1) bk. Kastamonu Lahikası, (35. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...