Block title
Block content

Yirmi Dördüncü Mektup'ta: "... verilen bütün vücut mertebeleri vukuattır, birer illet ister...'' diye devam eden cümlede "illet" ne anlama geliyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, mevcudatın hiçbir cihette Vâcibü'l-Vücuda karşı hakları yoktur ve hak dâvâ edemezler. Belki hakları daima şükür ve hamd ile verdiği vücut mertebelerinin hakkını edâ etmektir. Çünkü verilen bütün vücut mertebeleri vukuattır, birer illet ister. Fakat verilmeyen mertebeler imkânattır. İmkânat ise ademdir, hem nihayetsizdir. Ademler ise illet istemezler. Nihayetsize illet olamaz."

"Meselâ madenler diyemezler: 'Niçin nebâtî olmadık?' Şekvâ edemezler; belki vücud-u madenîye mazhar oldukları için, hakları Fâtırına şükrandır."(1)

Buradaki illet, nimetlerin veriliş gerekçesi ve varlık sahasına çıkma nedenidir ki, bütün nimetlerin varlık sahasına gelme gerekçe ve nedeni, Allah’ın ezeli takdir ve iradesidir. Öyle ise bir nimet, varlık sahasına çıkmış ise, Allah takdir ve iradesini bu yönde kullanmış demektir ki, burada nimete mazhar olana şükretmek düşer; "Allah, neden mümkün olan daha fazla nimetleri takdir ve irade etmedi." diye bir itirazda bulunamaz ve bulunmaya da hakkı yoktur.

Allah’ın rahmet hazinesinde nimetlerin sayısı sınırsızdır ve bu nimetlerin varlık alanına tek çıkma gerekçe ve nedeni de Allah’ın takdir ve iradesidir. Öyle ise mümkün olan, yani varlık sahasına çıkması imkan dahilinde olan bu nimetlerin varlık sahasına çıkmalarına, Allah’ın takdir ve iradesinden başka illet ve gerekçe yoktur. Yani hiçbir gerekçe ve sebep o mümkün olan nimetlerin varlık sahsına  çıkmasına Allah’ı icbar edemez. Bu noktadan baktığımız zaman buradaki illet, Allah’ın takdir ve iradesidir ki, bu paragraftan bu manayı anlamakta bir sakınca yoktur.

Diğer bir manaya göre illetin yerine şükür tabirini koymaktır. İllet kelimesinin yerine doğrudan şükür kelimesini koyduğumuz zaman, önümüze şöyle bir tablo çıkıyor ki, bu mana da güzeldir:

Çünkü verilen bütün vücut mertebeleri vukuattır, birer şükür ister. Fakat verilmeyen mertebeler imkânattır; imkânat ise ademdir, hem nihayetsizdir. Ademler ise şükür istemezler. Nihayetsize şükür olamaz.

Özet olarak, her iki manayı da anlamak mümkün olacağı için, tek mana şudur veya şu değildir demek yerine, geniş bir mana nazarı ile bakmak gerekir diye düşünüyoruz.

(1) bk. Mektubat, Yirmi dördüncü Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...