Block title
Block content

Yirmi Dördüncü Söz'de geçen iki saray misalini daha açık bir şekilde izah eder misiniz? Ayrıca ikinci saray misalinde geçen; "hırsızlar istifade edemezler", ifadesi ne demektir; hırsızlardan kasıt nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Meselâ, nasıl ki bir saray bulunsa, büyük bir dairesinde büyük bir elektrik lâmbası bulunur. O elektrikten teşa'ub etmiş ve onunla bağlı küçük küçük elektrikler, küçük menzillere taksim edilmiş. Şimdi, birisi o büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirip ziyayı kapatsa, bütün menziller derin bir karanlık içine ve bir vahşete düşer."

"Ve başka sarayda, büyük elektrik lâmbasıyla merbut olmayan küçük elektrik lâmbaları, her menzilde bulunuyor. O saray sahibi büyük elektrik lâmbasının düğmesini çevirerek kapatsa, sair menzillerde ışıklar bulunabilir, onunla işini görebilir; hırsızlar istifade edemezler."

"İşte, ey nefsim! Birinci saray, bir Müslümandır. Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm, onun kalbinde o büyük elektrik lâmbasıdır. Eğer onu unutsa, el'iyâzü billâh, kalbinden onu çıkarsa, hiçbir peygamberi daha kabul edemez. Belki hiçbir kemâlâtın yeri ruhunda kalamaz. Hattâ Rabbini de tanımaz. Mahiyetindeki bütün menziller ve lâtifeler karanlığa düşer. Ve kalbinde müthiş bir tahribat ve vahşet oluyor. Acaba bu tahribat ve vahşete mukabil hangi şeyi kazanıp ünsiyet edebilirsin? Hangi menfaati bulup, o tahribat zararını onunla tamir edersin?"

"Halbuki, ecnebiler o ikinci saraya benzerler ki, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın nurunu kalblerinden çıkarsalar da kendilerince bazı nurlar kalabilir veya kalabilir zannederler. Onların mânevî kemâlât-ı ahlâkiyelerine medar olacak, Hazret-i Mûsâ ve İsâ Aleyhimesselâma bir nevi imanları ve Hâlıklarına bir çeşit itikatları kalabilir."(1)

Bu saray Müslüman birisinin mahiyetine kinayedir. Her Müslüman iman ve hidayet ışığını kaynak ve merkez olan Hazreti Peygamberimiz (asm)'in hidayet ve nurundan alıyor. Şayet bir Müslüman Hazreti Peygamberi (asm) inkar edip onun hidayet ve nurundan alakasını kesse, o zaman bütün mahiyeti karanlığa ve zulmette boğulur, daha hiçbir ışık ve nuru bulamaz. Zira Müslümanın bütün ışığı ve nuru Hazreti Peygamber (asm)'den geliyordu ve onunla canlıdır. Merkezi elektrik şalteri indirildiğinde, ona bağlı ve bağımlı olan koca şehir nasıl karanlığa düşüyorsa, aynı vaziyet manevi ve imana dair şeylerde de aynıdır. Hazreti Peygamber Efendimiz (asm) ve onun getirdiği İslam nuru bir Müslümanın ve mahiyetindeki bütün duygu ve düşüncelerin merkezi bir elektrik şalteri gibidir. O şalter indiği vakit, bütün duygu ve düşünceler karanlığa mahkum olur.  

Kafirlerin durumu farklıdır. Onlar ikinci saraya benziyorlar. Bu sarayda ve odalarında merkezi bir elektrik şalteri bulunmuyor. Her odanın aydınlanma sistemi farklı ve kendine özgüdür. Bir odanın elektrik aksamı bozulsa, diğeri çalışabilir. Yani bir kafir Peygamberimizi (asm) tanımayıp inkar etse bile, şu dünya hayatında kendini oyalayıp bazı lezzetleri tadacak küçük  dünyevi ışıkları bulabilir. Ya da tahrif olup hükmü kalkmış olan semavi dinlerin içindeki bazı hak ve hakikat kırıntıları ile kendini oyalayıp avutabilir. İnkar eden bir Müslüman gibi bütünü ile ışıksız ve lezzetsiz kalmaz.

"Hırsızlar istifade edemez," ifadesinde ise küfür ve inkar hırsıza benzetiliyor. Evet küfür ve inkar öyle bir hırsız ki, insanın maddi ve manevi bütün saadetini ve mutluluğunu eleme ve azaba çeviriyor. Küfrü mutlakın azabı, mutlak olup saadete hiçbir iz ve delik bırakmıyor ki, kafir o izi takip etsin, veyahut o delikten girip saadeti yakalasın. Mutlak küfür mutlak bir elem ve azaptır.    

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

drerkan
Hristiyan içinde Yahudi içinde tek peygamber inancı yokmu?onlardada tek elektrik şalteri yok mu?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Cevaptaki küfr-ü mutlak ifadesi ehli kitabı ayrı tutuyor. Ehli kitap ile ateistleri aynı kefeye koymak mümkün değildir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
drerkan
Üstad Hazretleri ecnebiler diyor ama.kafir demiyor ki.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Konunun siyak sibakına bakıldığında ecnebilerin kafirler olduğu anlaşılıyor. Bir de ECNEB Muti ve münkad olmayan. İtaatkâr olmayan anlamına da gelmektedir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...