Block title
Block content

Yirmi dört altının sadece yol, bilet masrafı ve oradaki meskene lazım bazı şeyleri almaya tahsisi nedendir? Namaz kılan kişi dünya işleriyle hiç uğraşmayacak mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan bir yolcudur. Ruhlar aleminden başlayan bu yolculuk, cennet yahut cehennemle son bulacaktır. Yolcu yolunu düşünmeli, istasyonda oyalanmamalı.

Yirmi dört saatin tümünü ebediyete mal etmenin çaresi de aynı derste gösteriliyor; “namaz kılan insanın diğer bütün mübah dünyevi amellerinin de güzel bir niyet ile ibadet hükmüne geçeceği” haber veriliyor.

“Güzel niyet” şartına riayet etmek büyük önem taşır. Bilindiği gibi, bir insan müşriklerle harp etmek üzere sefere çıktığında niyeti “ganimet elde etmek veya şöhret kazanmak” olsa cihat etmiş sayılmıyor. Harpler ancak “i’la-yı kelimetullah” şartını taşıdıklarında “cihad” sınıfına girerler. Aksi halde “kıtal” olarak kalırlar.

Dünyaya çalışmakta da niyet “helal rızık kazanmak, başkalara muhtaç olmamak, zengin olup zekât vererek bu farizayı da işlemek, sadaka sevabına nail olmak, iman ve Kur’an hizmetine yardım etmek” şeklinde olursa, yapılan bütün mesai ibadet hükmüne geçebilir.

Şehrin en zengini olup parmakla gösterilmek, isminden bolca söz edilmesini sağlamak, kazancını sefahatte sarf etmek gibi niyetlerle yapılan çalışmaların ahiret adına hiçbir faydası yoktur. Bunlar ebedî saadete bir yatırım olma mahiyetini taşımazlar. Haram ve israf ile yapılan harcamalardan ayrıca hesap da verilecektir.

Ayrıca bu kısmın okunmasında da fayda görüyoruz:

"İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsan bir yolcudur. Sabâvetten gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder. Her iki hayatın levazımatı, Mâlikü’l-Mülk tarafından verilmiştir.

Fakat o levazımatı, cehlinden dolayı tamamen bu hayat-ı fâniyeye sarf ediyor. Halbuki, o levazımattan lâakal onda biri dünyevî hayata, dokuzu hayat-ı bakiyeye sarf etmek gerektir.

Acaba birkaç memleketi gezmek için hükûmetten yirmi dört lira harcırah alan bir memur, ilk dahil olduğu memlekette yirmi üç lirayı sarf ederse, öteki yerlerde ne yapacaktır? Hükûmete ne cevap verecektir? Böyle yapan kendisine akıllı diyebilir mi?

Binaenaleyh, Cenâb-ı Hak her iki hayat levazımatını elde etmek için yirmi dört saatlik bir vakit vermiştir. Çoğunu aza, azını çoğa vermek suretiyle, yirmi üç saat kısa ve fâni olan dünya hayatına, hiç olmazsa bir saati de beş namaza ve bâki ve sonsuz uhrevî hayata sarf etmek lâzımdır ki, dünyada paşa, âhirette gedâ olmasın!"
(Mesnevi-i Nuriye, Onuncu Risale)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü Söz | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 9062 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...