Block title
Block content

Yirminci Mektub'un İkinci Makam'ında "biyedihil hayr"ın izahında ilmi isbat edip nazara veriyor, neden? "El-Hüccetü'z-Zehra"da ise mahzenlerden, hatta cehennem mahzeninden bahsediyor. Halbuki oradaki konu da hayr kelimesidir...

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bütün hayrat Onun elinde, bütün hasenat Onun defterinde, bütün ihsanat Onun hazinesindedir. Öyle ise, hayır isteyen Ondan istemeli, iyilik arzu eden Ona yalvarmalı."(1)

Bütün hayırlar, bütün hasenat, bütün ihsan ve iyilikler; ancak her şeyi kuşatan ve her şeyi bilen bir ilim ile mümkündür. Sonsuz ilim olmadan, bu sayılanların verilmesi mümkün değildir. Kainattaki bütün güzellikler ve iyilikler intizamdan çıkıyor. İntizamı kurup iyiliğe ve ihsana müheyya eden ise; ilim ve kaderdir. Yani kainatın ve ondan tevellüt eden bütün hayırların alt yapısını hazırlayıp kuran; Allah’ın sonsuz ilmi ve takdiridir. Bu sebeple hayır kelimesinin içinde ilim sıfatı ile beraber, Allah’ın yedi sıfatı zımni olarak tecelli ediyorlar ve hayrın arkasında asıl  gizli aktörler oluyorlar.

Yirminci Mektup'ta daha ziyade hayrın arka planı ve ispat kısmı izah edilirken, On Beşinci Şua’da hayrın kapsamı ve cehennemin hayır cihetleri izah ediliyor. Dolayısı ile her iki yer de hayrın kapsamlarını ve yönlerini izah ediyor.

(1) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam, Dokuzuncu Kelime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...