Block title
Block content

Yirminci Mektup'ta her kelimenin tazammun ettiği müjde, mertebe-i rububiyet, kibriya-ı vahdet, kemal-i vahdaniyet nelerdir, açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"SABAH ve akşam namazından sonra tekrarı pek çok fazileti bulunan ve bir rivayet-i sahihada İsm-i Âzam mertebesini taşıyan şu cümle-i tevhidiyenin on bir kelimesi var. Her bir kelimesinde, hem birer müjde ve beşaret, hem birer mertebe-i tevhid-i rububiyet, hem bir İsm-i Âzam noktasında bir kibriya-i vahdet ve bir kemâl-i vahdâniyet vardır. Bu büyük ve ulvî hakikatlerin izahını sair Sözlere havale edip, bir vaade binaen, şimdilik mücmel bir hülâsa suretinde iki makam, bir mukaddime ile ona bir fihriste yapacağız."(1)

Üstad Hazretleri her bir kelime içinde insana müjde olacak ve tevhide ispat olacak noktalara gayet açık ve zahir olarak işaret etmiştir. Her bir kelime için yazılmış kısa izahatları etraflıca incelediğimizde o müjde ve beşaretleri görebiliriz. Her bir kelime üzerine uzunca izah yapmak, cevap formatına uygun olmamasından, numune nevinden birkaç tanesine işaret edeceğiz.

 "BİRİNCİ KELİME"

لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ da şöyle bir müjde var ki:

"Hadsiz hâcâta müptelâ, nihayetsiz a'dânın hücumuna hedef olan ruh-u insanî şu kelimede öyle bir nokta-i istimdad bulur ki, bütün hâcâtını temin edecek bir hazine-i rahmet kapısını ona açar. Ve öyle bir nokta-i istinad bulur ki, bütün a'dâsının şerrinden emin edecek bir kudret-i mutlakanın sahibi olan kendi Mâbudunu ve Hâlıkını bildirir ve tanıttırır, sahibini gösterir, mâliki kim olduğunu irâe eder. Ve o irâe ile kalbi vahşet-i mutlakadan ve ruhu hüzn-ü elîmden kurtarıp, ebedî bir ferahı, daimî bir süruru temin eder."(2)

İnsan kainatta her şeye muhtaç olarak yaratılmıştır. Güneşten tut ta bal arısına kadar her şeye karşı ihtiyaç içindedir. Aynı zamanda sınırsız düşmanlar tarafından da çepeçevre kuşatılmıştır. Bu düşman bazen bir verem mikrobu, bazen bir deprem, bazen bir sel felaketi olabiliyor. İşte insan bu hadsiz ihtiyaç ve düşmanlarına karşı bir istinat ve istimdat noktası bulması gerekir ki, rahat bir nefes alsın, huzurlu bir hayat yaşasın. Dünyada bu hadsiz ihtiyaçlara yardım edip, hadsiz düşmanlara karşı dayanak olacak tek nokta olabilir ki, o da sonsuz servet ve zenginliği yanında, nihayetsiz  kudret sahibi olan Allah’tır. İşte bu yardım ve dayanak noktalarını en güzel ifade eden cümle “kelime-i tevhit"tir.

Aynı zamanda bu ihtiyaç ve düşmana karşı emin olma halinde Allah’ın rububiyeti de açık olarak görünüyor. Zira insanın nihayetsiz ihtiyaçlarına karşılık bütün mahlukatı insana musahhar eden ve onun arzularına boyun eğdiren, Allah’ın rububiyet ve vahdet sıfatıdır.

  "İKİNCİ KELİME"

وَحْدَهُ Şu kelimede şifalı, saadetli bir müjde vardır. Şöyle ki:"

"Kâinatın ekser envâıyla alâkadar ve o alâkadarlık yüzünden perişan ve keşmekeş içinde boğulmak derecesine gelen ruh-u beşer ve kalb-i insan, vahdehu kelimesinde bir melce, bir halâskâr bulur ki, onu bütün o keşmekeşten, o perişaniyetten kurtarır. Yani, vahdehu mânen der: Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temellük edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir. Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

İnsan kainatın umumuna muhtaç olarak yaratıldığı için, her şeye müracaat edip dilenmek yerine, kainatın bir tek Rabbi olan Allah’a müracaat edip, sadece ve sadece ona karşı dilenir. Böylece bütün kainata dilencilik etmekten kurtulur. Binlerce sebeplere köle ve dilenci olmaktansa, bir tek Allah’a şerefli bir kul olmak ve dilenci olmak insan için bir ferah bir kurutuluştur.

İşte "vahdehu" kelimesinde, insanı mahlukatın dilenciliğinden kurtarma manası vardır. "Vahdehu" kelimesi, insanı kesret dairesinin zincirlerinden kurtarıp, bir olan Allah’a kul eder. O zaman insan manen büyük bir özgürlük ve ferah kazanır. Bunda hem müjde hem vahdet sırrı hem de rububiyet manası zahir olarak parlıyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirminci Mektup.

(2) bk. age., Birinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Giriş / Mukaddime | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 6818 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...