Block title
Block content

Yirminci Söz'de; Burc suresi ve Yasin suresinden verilen ayetler trene işaret ediyor, deniyor. Fakat Nur suresinin açıkca elektiriği işaret ettiği gibi değil, trenle ilgili çıkarım yok. Açıkça işaret etmesi gerekmiyor mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Onlar için bir delil de, insan neslini, dolu gemilerde taşımamız ve bunun gibi daha nice binekleri onlar için yaratmış olmamızdır." (Yâsin, 36/41-42).

Nitekim Buruc suresi ayetlerinin devamında zikredilen bu ayette bir çok meçhul ve gaybi bineklere atıf var.

Meal hiçbir zaman Kur’an’ın asıl metninin yerini tutmaz. Bu yüzden bütün İslam alimleri, Kur’an’ın hakiki anlamda başka dile tercüme edilmesi mümkün değildir, diye ittifak etmişlerdir. Kur’an Allah’ın sonsuz ilminden ve her isminin en yüksek makamından süzülüp gelen ezeli bir kelam olmasından dolayı, sayısız mana ve incelikleri içinde barındırır.

 "Ne yaş, ne de kuru hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir şekilde kitapta yazılmış olmasın." (En'âm, 6/59).

"Herbir âyetin mânâ mertebelerinde bir zâhiri, bir bâtını, bir haddi, bir muttalaı vardır. Bu dört tabakadan herbirisinin hadisçe  شُجُونٍ وَغُسُونٍ  tâbir edilen fürûatı, işârâtı, dal ve budakları vardır."(1) 

meâlindeki hadisin de hükmüyle, ayetin çok mana ve  mertebeleri vardır. Kur’an, meale geçerken (yani tercüme edilirken) bu genişlik ve inceliklerinin büyük bir kısmını yitirir. Bu yüzden meale Kur’an nazarı ile bakmak caiz değildir. Meal, sonuçta bir insanın Kur’an'dan anladığı kısır ve eksik bir tercümedir.

Meal, Kur’an’ın sadece zahir manasını gösterir. Geri kalan batın ve işari manalarını göstermekten uzaktır. Tarihte yüz binlerce tefsirler yazıldığı halde hepsi Kur’an’ı hakkıyla tarif edememişken, meal mi hakiki olarak tarif edecek. Beşeri eserler bile başka dillere çevrilirken asliyetini muhafaza edemiyor, kaldı ki Kur’an tercüme edilsin, bu mümkün değildir.

Kur’an’ın zahir ve sarih manasından başka çok ince ve latif manaları vardır. Bu hem ayetle hem de hadislerle sabittir. Bu latif ve ince manaların da çok derinlikleri vardır ki, bunları keşfedip çıkarmak ancak ehline mahsustur. Bu da bir çok ilimlerde uzman olmayı gerektiriyor. Tarihte sadece Üstad Hazretleri değil, bir çok dil ve gramer ustası ayetlerin belagat kıvrımları arasından bu gibi manevi incileri ve elmasları çıkarmışlardır.

Kur’an ayetlerinin mana dairesinde bulunan anlamlara ulaşmanın çok muhtelif yolları ve araçları vardır. Mesela ebcet ve cifir, belagatın ince kaideleri, manevi olgunluk ile kalbin keşfi, basiret, ilmin letafeti, aklın inkişafı, bunlara örnek olarak verilebilir. Bizim bu gibi hasiyetlere sahip olmadan, direkt meale bakıp bazı şeyleri görmemiz düşünülemez. Bu sebeple "Tren, bu ayetin mealinden neden görünmüyor? demek çok isabetli bir yaklaşım olmaz.

(1) bk. Şualar, Birinci Şua Yirmi Dördüncü Ayet.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Giriş | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3436 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...