Block title
Block content

"Yokluk" ve "hiçlik" kavramları ile ilgili Risalelerde bilgi var mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem adem-i mutlak zaten yoktur. Çünkü bir ilm-i muhît var. Hem daire-i ilm-i İlâhînin harici yok ki, birşey ona atılsın. Daire-i ilim içinde bulunan adem ise, adem-i haricîdir ve vücud-u ilmîye perde olmuş bir ünvandır. Hattâ, bu mevcudat-ı ilmiyeye, bazı ehl-i tahkik 'a'yân-ı sâbite' tabir etmişler. Öyleyse, fenâya gitmek, muvakkaten haricî libasını çıkarıp, vücud-u mânevîye ve ilmîye girmektir. Yani, hâlik ve fâni olanlar, vücud-u haricîyi bırakıp, mahiyetleri bir vücud-u mânevî giyer, daire-i kudretten çıkıp daire-i ilme girer." (1)

Mutlak anlamda yokluk ve hiçlik diye bir şey yoktur. Zira ezeli ve ebedi vacibü'l vücud olan Allah, mutlak yokluk kavramına müsaade etmez. Nasıl ışık ile karanlığın aynı anda aynı mekanda bulunması imkansız bir şey ise, mutlak yokluk ile mutlak varlığın da beraber bulunmaları mümkün değildir. Yani Allah varsa mutlak yokluk yoktur. Allah da ezeli ve ebedi olarak var olduğuna göre; mutlak anlamda yokluk diye bir şey de söz konusu olamaz.

Özet olarak; ezeli ve ebedi bir varlık, ezeli ve ebedi olarak hiçlik ve yokluğa fırsat da vermez imkan da vermez. Bu yüzden yokluk diye bir şey yoktur.

(1) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

varyok
Allah mutlak yokluğu yaratırsa bu bir paradoks oluşturmaz mı? Allah mutlak yokluğu yaratma gücüne sahiptir ve bunu yaptığında kendi mutlak varlığının sonlanması gerekir. Bu da mümkün olmayacağına göre mutlak yokluğu yaratması mümkün değil midir? Mümkün değilse mutlak kudret sahibi tanımı neyi ifade eder? Lütfen soruda art niyet aramayın, ciddi olarak aklıma takıldığı için soruyorum bu soruyu. Teşekkürler.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Mutlak varlık varken mutlak yokluk olmaz çünkü mutlak varlık mutlak yokluğa mahal ve imkan bırakmaz. Bizi çelişkiye düşüren iki mutlakı aynı anda mümkün görmek ve bu mümkün üstünden fikir yürütmektir. Halbuki bir birine zıt iki mutlak aynı anda olmaz. Mutlak varlık varken mutlak yokluk asla olmaz ve olamaz ki onun üstünden fikir ve mantık yürütelim.

İlahi kudretin vacip ve mümteniye taalluk etmemesinin sebebi taalluk edeceği şeyin de ezeli olmasından dolayıdır. Yani Allah’ın Zat-ı Akdes’i ezeli ve ebedidir kudret ise Zat-ı Akdes’e  ait bir sıfattır ait olanın ait olunanı şekillendirmesi ya da etkilemesi düşünülemez.

Allah kudreti kullanıyor ve yaratmalar yapıyor ama kudret Allah olmadan Allah’ı haşa kullanamaz ve ona tesirde bulunamaz asıl mantıksız olan budur. Ezeli olan bir şeyin harice atılması ya da olmayan yokluğa transfer edilmesi mümkün değildir. Yani yokluk diye bir boşluk yok ki Allah’ın bir sıfatı oraya atılabilsin.

İnce bir tefekkür ile düşünüldüğünde İlahi kudretin yapamaması değil yapmak istenilen şeyin imkansız olduğu anlaşılır. İki ezeli sıfatın bir birine düşman olması ve bir birini yok etmesi aklen ve mantıken mümkün değildir.

Özet olarak Allah’ın kudret ve irade sıfatı kendi Zatında taalluk (Faaliyet sahası)  etmediği için kendi kendini yok etmesi de mümkün değildir. Zaten mutlak yokluk diye bir şey olmadığı için Allah’ın kendi ezeli ve ebedi Zatını oraya atması veya ona mahkum etmesi mümkün ve caiz değildir. Allah’ın ezeli varlığı ezeli olarak mutlak yokluğu mutlak bir şekilde yok ediyor. Yani yok diye bir şey yok ki Allah yok olabilsin. Allah’ın irade ve kudret sıfatının faaliyet alanı sadece ve sadece varlığı ve yokluğu eşit olan mümkünattadır.   

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...