"Yüksek bir hikmet ve adalet sahibi olan bir sultan, saltanatının şanını kusurdan saklamak üzere, kendisine iltica edenleri taltif ve hâkimiyetinin haşmetini göstermek için milletinin hukukunu muhafaza eder." Bu daha çok ahirette mi tahakkuk edecek?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstadımızın bu gibi suallere cevabı şu şekildedir:

"Adâlet iki şıktır. Biri müspet, diğeri menfidir.

"Müsbet ise; hak sahibine hakkını vermektir. Şu kısım adâlet; bu dünyada bedahet derecesinde ihâtası vardır. Çünkü her şeyin istidat lisaniyle ve ihtiyac-ı fıtrî lisaniyle ve ıztırar lisaniyle Fâtır-ı Zülcelâl'den istediği bütün matlubatını ve vücut ve hayatına lâzım olan bütün hukukunu mahsus mizanlarla, muayyen ölçülerle bilmüşahede veriyor. Demek adâletin şu kısmı, vücut ve hayat derecesinde kat'i vardır."

"İkinci kısım menfidir ki: Haksızları terbiye etmektir. Yâni, haksızların hakkını, tâzib ve tecziye ile veriyor. Şu şık ise; çendan tamamiyle şu dünyada tezahür etmiyor. Fakat, o hakikatın vücudunu ihsas edecek bir surette hadsiz işarat ve emarat vardır. Ezcümle: Kavm-i Âd ve Semud'dan tut, tâ şu zamanın mütemerrid kavimlerine kadar gelen sille-i te'dib ve tâziyâne-i ta'zib, gayet âli bir adâletin hükümran olduğunu hads-i kat'i ile gösteriyor."(1)

Adl: Hakkaniyet, doğruluk ve adâlet üzere olmaktır. Eza ve zulüm etmeyip, her şeyi yerli yerince yapmak ve her hak sahibine hakkını vermektir.

Âdil: Adalet eden, Allah'ın emirlerini noksansız tatbik eden, doğru, doğruluk gösteren ve adalet sahibi gibi manalara gelmektedir.

Cenab-ı Hakk'ın adaleti iki türlü tecelli ediyor.

Biri, her şeyi bir ölçü ve mizan içinde yerli yerine koymak şeklindedir. Eşyaya dikkatle bakıldığı zaman, her yönü ile ölçülü ve muvazeneli yaratıldığını görüyoruz. Mesela, insanın vücudunda, göz öyle bir yere konulmuş ki, en layık ve en adil yer orasıdır.

Kâinatta, her şey böyle çok ölçülü ve adil olarak yaratılmıştır. Bu da Allah’ın sonsuz adalet sahibi olduğunun en büyük delili oluyor.

İkinci tarz adalet ise, haksızları ve zalimleri cezalandırmaktır. Bunun en açık misali, geçmiş kavimlerin inkâr ve azgınlıklarına karşılık, topluca helak edilmeleridir. Ayrıca insanların işledikleri günahların ve ettikleri isyanların neticesi olarak bazı bela ve musibetlere maruz kalmaları da bu adaletin bir tecellisidir.

Bu adalet tam olarak bütün haşmetiyle ahirette tecelli edecektir. Öyle ki ahirette zerre kadar kötülük de iyilik de karşılıksız kalmayacak.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz, Mukaddime, Haşiye.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Allah razi olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...