Block title
Block content

"Yüz hâsiyeti ve faydası bulunan Evrâd-ı Kudsiye-i Şah-ı Nakşibendîyi veya bin hâsiyeti bulunan Cevşenü'l-Kebîri, o faydaların bazılarını maksud-u bizzat niyet ederek okuyorlar. O faydaları göremiyorlar..." Burayı açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dua ve virdler; birer kulluk vazifesidir. İhtiyaç ve menfaatler ise; bu dua ve virdlerin vaktinin geldiğini gösteren alamet ve işaretlerdir. Yoksa bu ihtiyaç ve menfaatler, hakiki anlamda dua ve virdlerin okunma gerekçesi ve sebepleri değildirler. Şayet bir kişi sadece maddi ve manevi menfaat umarak bu duaları ve virdleri okursa, bu Allah katında makbul olmaz. Ve o dua ve virdlerin çok özelliklerini ve tesirlerini de göremezler ve görmeye de hakları yoktur.

Nasıl akşam vakti akşam namazının girdiğine bir alamet ve işaret ise, ihtiyaç ve sıkıntılar da bu vird ve duaların okunma vaktinin geldiğine işaret eden levhalar ve alametler hükmündedir. Yağmursuzluk yağmur duasının vakti ve alametidir. Bu niyet ile okunan dualar neticesinde, Allah sıkıntı ve musibeti başımızdan alırsa bu da onun fazl ve keremidir, şükre bir kapıdır.

Böyle dua ve virdlerin maddi ve manevi menfaatleri olması haktır ve zayıfları teşvik ve tervic etmek içindir. İnsanların ekserisi avam olmasından dolayı, Allah bu gibi dua ve virdlere bir teşvik ve bir tervic olmak için, bazı maddi ve manevi hediyeler ve menfaatler takmıştır. Lakin bu hediye ve menfaatler dua ve virdlerin okunmasında hakiki gerekçe ve sebep yerine geçerse, yani Allah için değil de, maddi ve manevi menfaat için yapılırsa o zaman o dua ve virdlerin makbuliyeti ve özelliği kaçar, neticesini göremez.

Niyetimizin içinde duaların maddi menfaati galip ise, bu niyet bozuk sayılır ve Allah indinde kabul görmez. Şayet niyetimizde Allah rızası ve hoşnutluğu galip, diğer maddi ve manevi menfaatler ona tabi ise, sırf nefsi teşvik ve terviç için, maddi ve manevi menfaatler düşünülüyor ise, bunda bir sakınca olmaz.

İnsanın mahiyetinde ruh, kalp ve latifelerin dışında heva ve nefis gibi süfli cihazlar da vardır. Ruh ve kalp; ancak Allah rızasına teslim olup, O'nun ile mutmain olur; ama nefis ve heva ancak maddi ve süfli menfaatler ile aldanır ve ona teslim olur. 

Nasıl bir kervana misafir atı ile geldiği zaman, misafir güzel bir odaya davet edilir, atı ise ahıra gönderilir, misafirin hatırı için ata yem verilir. Aynı şekilde insanın mahiyetindeki ruh ve kalp gibi nurani ve latif hissiyatlar misafir mesabesinde iken, nefis ve heva at mesabesindedir. Ruh ve kalp ihlas ile beslenirken, nefis ve heva maddi ve manevi hediyeler ile beslenip teşvik olunur. 

Meseleye böyle bakabilirsek, dua ve veridlerin maddi ve manevi menfaatlerini, nefis ve hevanın ikna ve tatmininde böyle kullanabiliriz. Yoksa kalp ve ruh böyle maddi menfaatleri kabul etmez, onun tek tatmin yolu rıza ve ihlastır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Üçüncü Nota | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 23965 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...