Block title
Block content

"Yüz yirmi dört bin enbiya aleyhimüsselâm ile beraber hadd ü hesaba gelmeyen ehl-i velayet ve ehl-i hakikat, müttefikan haber veriyorlar ve âsârını gösteriyorlar." Hepsi Kur'an'dan konuştuğu için, hepsinin sözü bir sayılır. Bunu söyleyenler gözle dahi görmeden söylüyor, bu yüzden kanıt olmaz." şeklinde mukabele edenlere ne denebilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an, kainat ve insan tevhidin üç büyük delilidir. Ve bu deliller arasında sıkı bir bağ, kuvvetli bir ilişki mevcuttur. Biri, diğeri olmadan olmaz. Zaten Kur’an, kainat ve insan delili üzerinden tevhidi ispat ediyor.

Yani Kur’an kainat ve insan delilinin nasıl okunacağını gösteren bir rehber bir kılavuzdur. Dolayısı ile İslam alimlerinin sadece Kur’an okuyup kainat ve insanı ihmal ettiği yönünde bir tez mümkün değildir.

Kur’an’ın sureleri ve ayetleri hep kainattan bahseder ve onları referans gösterir. Hatta öyle ki surelerinin ismi de çoğunlukla kainatın içindeki varlıklardan oluşmaktadır. Yıldız, inek, karınca, arı bunlardan bazılarıdır.

Diğer hususa gelince, mucizelerin nakli konusunda sahabe, tabiin ve tebe-i tabiin dönemindeki alimler, belli bir ilmi disiplin içinde olayları nakletmişler ve bu nakli belli bir usul ve çerçeve içinde yapmışlar. Tanık oldukları mucizeleri alelâde bir kulak rivayeti şeklinde yapmamışlar.

Rivayet eden kişinin güvenilirliği, ravi zincirinin tutarlı olup olmadığı, ravilerin sayısı ve kronolojik analizi gibi bir çok konu cerh ve tadil ilmi adı altında bir disiplin olarak geliştirilmiş ve sonraki nesillere bu titiz çalışma ve analiz sonucu aktarılmıştır. Ve her alim bu olayı kendi çerçevesinden tahkik edip ondan sonra onaylamıştır. Yani alimler birbirisini körü körüne taklit ederek bu güvenilir dememiştirler.

Hatta öyle ki bazen kendi aralarında çok hararetli fikri tartışmalar ve çatışmalarda olmuştur. Ama alimler arasında genel bir konsensüs de oluşmuştur. Üstadımızın bahsettiği ittifakta böyle içi dolu ve tutarlı bir ittifaktır. Tartışmaya açılmamış nesilden nesile körü körüne taklit edilmiş bir örf, bir anane bir töre değildir hadis ilmi.

Hatta bir sonraki nesil bir öncekinden daha da ileri giderek, olayları daha etraflı daha sıkı bir denetime tabi tutmuştur. Çünkü olayın içindeki birisi dışarıdan kuş bakışı şeklinde gören birisinden daha etraflı daha kapsamlı göremez. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...