Block title
Block content

"Zaaf hasmı teşci eder; Allah abdini tecrübe eder, abd Allah’ını tecrübe edemez." ifadelerinin birbiriyle bağlantısı ne olabilir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Zaaf hasmı teşci eder; Allah abdini tecrübe eder, abd Allah'ını tecrübe edemez."

"Ey hâif ve hem zaif! Havf ve za'fın beyhude, hem senin aleyhinde tesirât-ı haricî teşcî eder, celb eder."

"Ey vesveseli vehham! Muhakkak bir maslahat, mazarrat-ı mevhume için feda edilmez. Sana lâzım hareket; netice Allah'ındır."

"İşine karışılmaz. Allah çeker abdini meydan-ı imtihana. 'Böyle yaparsan eğer, böyle yaparım Ben.' der."

"Abd ise hiç yapamaz Allah'ını tecrübe. 'Rabbim muvaffak etsin; ben de bunu işlerim.' dese tecavüz eder."

"İsâ'ya demiş şeytan: 'Madem her şeyi O yapar. Kader birdir, değişmez. Dağdan kendini at. O da sana ne yapar?' İsâ dedi: 'Ey mel'un! Abd edemez Rabbini tecrübe ve imtihan.' "(1) 

Hayatın Allah tarafından insanı imtihan ve tecrübe etmek için yaratıldığını bilen birisinde korku ve endişe olmaz. Yani "kadere iman eden kederden emin olur" prensibine inanmış birisi için zaaf ve korku yoktur.

Ama hayatı tesadüfe verip her hadise ve sebep karşısında titremek, insan açısından büyük bir azap ve helakettir. Yani "hayatı tecrübe olarak görmek" fikri, insanı mevhum düşmanlar olan sebeplerden ve onun manevi tazyikatından muhafaza ediyor.

Allah bana musibeti yazmış ise kaçış yok, yazmamış ise onu bana musallat edecek sebep ve hasım yok. Öyle ise, mevhum ve önemsiz hasımlardan korkmak manasız ve gereksizdir denilmek isteniyor. Hasım bana bizzat zarar veremez, Allah’tan zarar emrini almış ise bana zarar verebilir.

Dünyayı imtihan yeri olarak görmek insanı çok yersiz endişe ve korkulardan koruyor.

(1) bk. Sözler, Lemeât.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...