Block title
Block content

"Zaman değişmiş, asır başkalaşmış. Herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maişetle sarhoştur..." cümlelerini devamıyla açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ey nefsim! Deme, "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış. Herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maişetle sarhoştur." Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalb olup başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sür'at peydâ ediyor."

"Hem deme, "Ben de herkes gibiyim." Çünkü herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır."
(1)

İnsanlar asrın ve insanların değiştiğini bahane ederek, kendi gaflet ve sapkınlıklarına bahane ve gerekçe üretiyorlar. Halbuki ölüm ve ötesi hakikati dipdiri ve değişmeden önümüzde duruyor. Bu zamanda insanlar gelişti ve değişti diye, ölüm ve kabir değişip başkalaşmadı, aynı vazifesini yine görüyor.

Ölüm bin yıl önce yaşayan insanları nasıl alıp götürdü ise, aynı şekilde bizi de alıp götürecek. Bizim dönemimizde tren, uçak, araba gibi şeylerin olması ya da işlerin çok ve yoğun olması ölümü durdurmuyor, kabrin ağzını kapatmıyor. Öyleyse nedir bu gaflet, nedir bu umursamazlık.

İnsanları aldatan başka bir husus da; çevremizin gafletinin bizim gafletimizle örtüşmesi ve onu takviye etmesidir. Yani herkes geçim derdine dalmış, ben ne yapayım deyip gafletimizi biraz daha kalınlaştırıp derinleştiriyoruz. Halbuki ölüm ve kabir, o çevremizi de yutuyor. El ile gelen, düğün bayram mantığı, ölüm ve kabir için pek esassızdır.

Bizim çevremiz, bize ne der mantığı ile değil, ölüm ve kabir bizden ne istiyor mefkuresi ile hareket etmemiz gerekir. Yoksa dünyanın boş ve fani işleri, kabirde pek kıymetsiz ve esassız metalardır.

(1) bk. Sözler, On Dördüncü Söz, Hatime

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...