Block title
Block content

"Zarara kendi rızasıyla girene merhamet edilmez..." ifadesini tüm yönleriyle ele alıp, izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu ifade bir kelamı kibardır ve şeriat kitaplarında bir kaide olarak geçer. Her hangi bir ayet ve hadis meali değildir. Ancak bu kaideyi ihsas edecek hadisler işari mana itibariyle mevcuddur.

“Zarara kendi rızasıyla girene merhamet edilmez.” ifadesi hukukta geçerli bir kaidedir.

Hukukçular hüküm verirken, manen mesul olmamak için ne şefkat edecekler, ne de gadaplanacaklardır. Çünkü, kararı İslamiyet nam ve hesabına veriyorlar.

Hukukun dışında ise; şefkatle bakmanın mahsuru olmasa gerek. Çünkü zarara rızasıyla girenler bir çeşit manen hastadırlar. Hastaya muamele ise; şefkatle olmalıdır.

Resulü Kibriya; (a.s.v.) buyuruyor:

“Benim şefaatim mahşerde ümmetimin büyük günah işleyenlerinedir.”

Üstadımız ise; “Mümin müminin kardeşidir.” ayetini esas alarak; Ehl-i sünnet görüşü olan “Kebairi işleyen küfre girmez.” kaidesini nazara vererek ifade ediyor ki; kebairi işleyen dahi madem dinden çıkmıyor; öyleyse din kardeşimizdir. O halde kardeşimizin hatasını lütufla ıslahına çalışmayı tavsiye ediyor.

Kendi rızası ile zarara girene edilmeyen merhamet yeri ise; hukuk açısından bakılırsa dünyadır. Yani; “Zarara kendi rızası ile girene merhamet edilemez.” olan şeriatın kaidesi; şahıs olarak hukuk ehline, mekan olarak da dünyaya bakıyor.

Cenab-ı Hak isterse bütün insanları ve günahkârları affedebilir. Bunun yeri, zamanı ve şahsı; Allah’ın şefkatine ve merhametine tahdit ve sınır getirmez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...