Block title
Block content

"Zaruret haramı helâl derecesine getirir." kaidesinin esası nereye dayanıyor, bu konuyu detaylıca açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Zaruret halinde, haramlar helal olur, bu husus Kur’an’da, şu şekilde ifade edilmektedir:  

“De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Başkasına zarar vermemek ve sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa bilsin ki Rabbin bağışlayan ve esirgeyendir.”(En'am, 6/145)

Zaruret konusunda İslâm'da "Zaruretler haram olan şeyleri helal kılar." prensibi uygulanır.(1).

Zaruretin haram olan şeyi mubah kılmasına fıkıh usulünde "ruhsat" denir. Ruhsat, bir özür nedeniyle ikinci olarak meşru kılınan şeydir. Burada ruhsatı meşru kılan illet, zarurettir; zaruret kalkarsa ruhsat da kalkar.

Zaruret ise ölüm ya da herhangi bir azanın kaybedilme riskidir. Yani insan ölümle ya da bir azasını kaybetme riski ile karşı karşıya kalır, helal bir çözüm yolu da bulamaz ise, o zaman haramdan faydalanabilir

"Zaruret halinde kişi bütün mübahlardan aciz kaldığı için Allah Teâlâ bütün haramları ona mübah kılmıştır."(2)

Bu Allah’ın rahmeti ile kuluna tanıdığı bir kolaylık, bir ruhsattır. Bunu suistimal etmek caiz değildir. Mesela, susuzluktan ölmek üzere olan birisi, susuzluğunu helal yönden gideremiyor ve şarap içmeye mecbursa, o anda şarap ona helal olur ve ölmeyecek kadar içebilir. Çünkü ölüm riski bir zarurettir, haramı helal kılar.

Bu asrın bozuk düşünceli hocaları zaruret kavramını ölüm ve aza kaybetme riskinin dışına yayarak, dünyanın herhangi bir ihtiyacına tatbik etmeye çalışıyorlar. Oysa zaruret sadece ölüm ve herhangi bir organ kaybetme riski ile sınırlıdır.

Darda kalanın murdar hayvan ve benzeri şeylerden yiyebileceği miktar, kendisini ölümden kurtaracak ve hayatını sürdürecek kadar olan miktardır. Doyumluktan fazla yiyemez. Bu konuda görüş birliği vardır. Ancak doyma konusunda Hanefiler, "Doyuncaya kadar yiyemez, çünkü zarûret sebebiyle helâl kılınan, zarûreti gideren miktardır, daha fazlası değildir." demişlerdir.(3)

"Böyle acib bir zamanda, şüpheli mallarda, zaruret derecesinde iktifa etmek lâzımdır. Çünkü اِنَّ الضَّرُورَةَ تُقَدَّرُ بِقَدْرِهَا sırrıyla: Haram maldan mecburiyetle zaruret derecesini alabilir, fazlasını alamaz. Evet muztar adam, murdar etten tok oluncaya kadar yiyemez. Belki ölmeyecek kadar yiyebilir."(4)

Dipnotlar:

(1) bk. Mecelle, mad. 21.
(2) bk. Kurtubî, II, 232.
(3) bk. İbn Nüceym, el-Eşbâh, ve'n-Nezâir, Mısır 1387, 86.
(4) bk. Lem'alar, On Dokuzuncu Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Mani | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 508 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...