Block title
Block content

"Zaten Sahabeden sonra Tâbiînin eline geçtiği vakit, tevatür suretini alır." Sahabeden sonra tâbiîne geçince nasıl tevatür olur, kuvvetli olur?

 
Soru Detayı:

Meşhur "kulaktan kulağa" oyununda bile, sözler aktarılınca yanlış şeyler söyleniyor. Söz direkt sahabeden nakledilse daha kuvvetli olmaz mı; tâbiîne geçmesi kuvvetini niye artırıyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hadisin rivayet silsilesi sahabe, tabiin ve tebe-i tabiin şeklinde devam edip gidiyor. Dolayısı ile sıhhat ve sağlamlık açısından sahabe ne kadar önemli ise, sahabenin rivayetini nakleden tabiin de bir o kadar önemlidir. Yani sahabe doğru aktarır tabiin yanlış aktarırsa, sahabenin doğru aktarmasının bir önemi kalmaz. Rivayet zincirinin bütün halkalarının sağlam ve güvenilir olması gerekiyor.

Cerh ve tadil (raviyi inceleyen bir ilim dalıdır) ilminde ravinin mevsuk (güvenilir) olup olmaması konusunda birçok kural ve ölçüler bulunuyor. Şayet ravi bu kurallara uygun ise, onun rivayeti güvenilir ve sağlam olarak kabul ediliyor. Sahabenin tamamı mevsuk olarak kabul edilse de onların rivayetlerini bize taşıyan diğer silsilelerin derin bir inceleme ve analizden geçmesi gerekiyor. Bu analizden geçen bir ravi, tıpkı sahabe gibi mevsuk olarak kabul ediliyor.

Mesela, cerh ve tadil ilmi açısından Hasan-i Basri (rh) Hazreti Ali (ra) gibi mevsuk ve sağlamdır.

“Meşhur kulaktan kulağa oyununda bile, sözler aktarılınca yanlış şeyler söyleniyor.” ifadesini hadis silsilesi ile ilişkilendirmek ya da kıyaslamak, en hafif ifadesi ile çok çirkindir.

Hadis ve hadis usulü, çok ciddi ve güvenilir bir ilim dalıdır. Hadisleri günümüze taşıyan hadis alimleri, hadisleri çok ince bir elekten geçirerek günümüze gelmesine vesile olmuşlardır. Buhari ve Müslim gibi muhaddisler, Avrupalı filozoflardan bile takdir almış bilim insanlarıdır.

Bu gibi bilim dalını "kulaktan kulağa oyun" ile kıyaslamak, gerçekten çok büyük bir cahillik olur. Bu konularda malumat sahibi olmak isteyenler, Prof. Dr. İbrahim CANAN'ın "Kütüb-ü Sitte Şerhi" adlı hadis külliyatının birinci cildini okumalarını tavsiye ederiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

karolin
Abi ben şunu anladım:Cehalet; gerçeğin aksine sözler de söylemekmiş. .Yani kişi ne kadar ilimle mücehhez olsun hatta tüm fenleri bilsin,eğer gerçeğin aksine sözler söylüyorsa,gerçeği örtüyorsa zır cahildir.Hatta bu yüzden tüm kafirler cahildir.Çünkü gerçeği örttüler.Hatta ben farkına varmadan burada da gerçeği örtmüşüm, çünkü gerçekler benim söylediğim gibi değilmiş ama bilmiyordum dolayısıyla bu bilmemekten gelen bir cahillikti,bir de bile bile yapılan cehalet var ;küfür gibi ,inkar gibi..Doğru anlamış mıyım? (Hakkım varsa helal olsun,sizin ben de hakkınız çok fazladır,siz de helal edin).
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Güzel bir analiz Allah razı olsun. Bizim hakkımız daima size helal olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...