Block title
Block content

Zekat için kullanılan: "Her sene taze verdiği buğday gibi mallardan onda bir." "Yani, eskiden verdiği kırktan ki, her senede galiben ve lâakal ribh-i ticarî ve nesl-i hayvanî cihetiyle, o kırktan taze olarak on adet verir." cümlelerinin izahı nasıl?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Taze maldan, yani her sene elde ettiğimiz ürünlerden onda bir veriliyor. Ama normal maldan ise kırkta bir veriliyor. Şöyle bir örnek verelim:

Üzüm bağından ürün alan adam, kazancının çoğu bereket olarak gelmiştir. Kazancının onda birini vermiş olacaktır. Dolayısı ile, onda bir zekat verdiği zaman bir sıkıntı olmaz. Zira kazanç çoktur. Ama ticaretle kazanan bir adam, onda bir vermiş olsa kazanamadığı kadar vermek durumunda kalabilir. Bu ise zarara neden olabilir.

Üstadımız "Neden birisi onda bir, diğeri ise kırkta bir?" sorusuna şu cevabı veriyor: Aslında ikisi de birdir ve aynı şeyi veriyor, diyor. Zira biri on kazanıyor ve birini veriyor. Diğeri ise kırkta bir veriyor, ama aslında o da onda bir veriyor. Çünkü ortalama olarak on civarında kazanma ve bereket ortalaması vardır. Yani kırk paradan on para kazanmıştır. Dolayısı ile netice itibarı ile onda bir vermiş oluyor.

Şöyle diyelim:

Taze maldan: On kazandı ve bir verdi.

Ticari maldan: Kırk paradan on (ortalama) kazandı ve bir verdi. Netice aynı olmuş oluyor.

CEVAP-2:

HAŞİYE-1 : Yani, her sene taze verdiği buğday gibi mallardan onda bir.

HAŞİYE-2 : Yani, eskiden verdiği kırktan ki, her senede galiben ve lâakal ribh-i ticarî ve nesl-i hayvanî cihetiyle, o kırktan taze olarak on adet verir.

ONDA BİR: Haşiye-1’de ifade edildiği üzere, buğday gibi zirai mallardan alınan zekattır ki, onda birdir/öşürdür.

KIRKTA BİR: Nakit olan paradan kırkta bir zekât verilir. Bilindiği gibi, Nakitten verilen % 2,5 zekât aynı zamanda 40’da birdir.

Bununla beraber, Haşiye-2’deki açıklamalar, daha ince bir noktaya dikkat çekmektedir. Bu nokta: Zekâtın her türlü nisaptan “taze”, yani kişinin eski servetinden değil, o servet sebebiyle Allah’ın verdiği taze/yeni mallardan verildiği noktasıdır.

Örneğin; buğday gibi ziraat mahsullerinden “onda bir” zekât verilir. Bu zekât -evinde bulunan eski buğdaydan değil-, yeni ekilen tohumlardan taze olarak çıkan taze mahsullerden onda bir verilir.

Yine, prensip olarak keçi-koyun vs. hayvanlardan da 40’ta bir zekât verilir.

Fakat bu zekât da bir servet olan eski nisap 40 hayvandan değil, büyük çoğunlukla her yılda en az bunlardan doğan taze 10 adetten biri verilir. Yani, eski kırk nisapla birlikte Allah tarafından ihsan edilmiş 10 fazlalık da vardır. Bu yeni zekât her ne kadar 40’ta bir olsa, gerçekte taze bir kâr olarak ikram edilen bu yeni 10’dan biri verilir.

Keza, ticaret malından alınan 40’ta birlik zekât da genel olarak eski servetin yıllık kârı olan 10’dan birinden verilir.

Bu incelikli yorumla Üstad, verilen zekâtın tamamen Allah’ın lütfe, ve bereketi beraberinde getiren zekâtı Allah’ın taze olarak ihsan ettiği malından -bir tevziat memuru olarak- onun muhtaç kullarına verirken de asla onlara minnet etmemesi, hatta bir cihette minnettar olmasının gereğine dikkat çekmiştir.

“Kendi verdiği malından birisini bizden istedi; tâ bize fukaraların dualarını kazandırsın ve kin ve hasedlerini men'etsin...” (Mektubat, s. 273) ifadesinden de bunu anlayabiliriz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

KmrMrym

tam anlatamadım yani 10nadet verir derken Allah 10 adet mal verir biz de 1 adedini zekat olarak veririz bu şekilde mi? 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Evet.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...