"Zelzele bütün şiddetiyle devam etmekteydi. O sırada hatırımıza geldi Risale-i Nur’u aşkla ve bir saikle üç-beş defa şefaatçi ederek Cenab-ı Hakk’tan halâs ettik." Tevessül nedir, Risalelerden medet beklenir mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İslam dininde tevessül, yani Allah katında makbul bir şeyi vasıta kılarak, Allah’tan bir şey istemek, caizdir. Mesela; "Allah’ım Kabe hakkı için beni affet." demek, "Peygamber (asm) hürmetine bana yardım et.", İmam Rabbani Hazretlerinin vesilesi ile beni şu musibetten kurtar demekte İslam alimlerince hiçbir sakınca görülmemiştir. Bunu sakıncalı ve şirk görenler ehli bidat ve ateş olan Vehhabilik Mezhebidir ki, sapkın ve ehlisünnetin dışında olan bir mezheptir.

Vesileleri vesilelikten çıkarıp bizzat vesilelerden istemek şirk olur. Mesela; ey Kabe bana şunu ver, ey Peygamber beni affet, ey filanca benim başımdan şu musibeti al demek şirktir. İkisini birbirbiri ile karıştırmamak gerekir. Tevessül; yani vesile ile Allah’tan istemek caizken, bizzat vesileden yardım ve talepte bulunmak şirktir.

Vesile edilen şey Allah ile kul arasında kesif bir perde olup, Allah’tan istemeyi engelliyor ise, bu vesile şirk unsuru oluyor. Yok vesile Allah ile kul arasında şeffaf bir perde olup, Allah’tan istemek manasına kuvvet veriyor ise bu makbul ve caizdir. İşte çapulcu hareketi olan Vehhabi zihniyeti, bu hakikati kavramadığı için, tevessülü şirk olarak kabul ediyor.

Vesile edilerek yapılan duaların makbul ve hak olduğuna dair ayet ve hadisler şöyle geçiyor:

"Ey iman edenler, Allah’tan korkun, ona ulaşmak için vesile arayın ve onun uğrunda cihad edin. Umulur ki, felâha kavuşursunuz.” (Maide, 5/35)

“Dua edenler Rabbına ulaşmak için bir vesile edindiler. Böylece kim (Allah’a) daha yakın olur diye ortaya çıkar. Bunlar, onun rahmetini umuyorlar ve onun azabından korkuyorlar. Şüphesiz ki onun azabı sakınması gerekli olan husustur.” (İsra, 17/57)

Hz. Enes anlatıyor:

Hz. Ömer, kuraklık ve kıtlık olduğunda -halkla birlikte- yağmur duasına çıktığı her seferinde Hz. Abbas’ı vesile yapar ve şöyle dua ederdi:

“Allah’ım! Biz daha önce Peygamberimizi vesile yaparak senden yağmur istiyorduk ve sen de bize yağmur veriyordun. Şimdi ise -Peygamberimiz aramızda yok- onun amcasını vesile kılarak senden yağmur istiyoruz, ne olur bize yağmur ver.” derdi ve hemen yağmur yağmaya başlardı.(Buharî, İstiska, 3).

İmam Ahmed ve Trimizî’nin bildirdiğine göre:

Gözünden muzdarip olan a’ma bir adam Hz. Peygamber (a.s.m)’e gelerek kendisi için dua etmesini istedi. Hz. Peygamber (a.s.m), ona:

"İstersen senin için bunu tehir edeyim ki, ahiretin için hayırlı olur." (Tirmizî’de: "İstersen sabredersin); istersen sana dua edeceğim.” dedi. Adam, dua etmesini isteyince, Hz. Peygamber (a.s.m), ona güzelce abdest almasını, sonra iki rekat namaz kılmasını ve ardından da şöyle dua etmesini emretti:

“Allah’ım! Senin rahmet peygamberin olan Muhammed’i vesila kılarak senden istiyor ve sana yöneliyorum. Ya Muhammed! Bu ihtiyacımın giderilmesi için seninle/seni vesile ederek, Rabbime yöneliyorum. Allah’ım! Onun hakkımdaki şefaatini kabul buyur!” (Tirmizi, Daavat, 119, Müsned, IV/138) Adam -gidip söylenenleri yaptı- dönüp geldiğinde gözleri açılmıştı.(Tuhfet’u’l-Ahvezî, ilgili hadisin şerhi).

Ayrıca Ehl-i sünnet alimlerinin hiçbirisi vesileyi inkar etmemişler, bilakis kabul edip teşvik etmişlerdir. Risale-i Nurları da vesile yaparak dua etmekte ve onun hürmetine Allah’tan bir şey talep etmekte herhangi bir sakınca yoktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

celikdemir
Allah razı olsun sizlerden.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
AbddulHakiim
"ey Kabe bana şunu ver...demek şirktir" demisiniz, fakat Risale-i Nurda üstad cocuklugunda cevizini kayb ettigi zaman su laflari dedigini ifade ediyor. "Yâ Şeyh! Sana bir fatiha, sen benim bu şeyimi buldur" derdim. Şaşırtıcıdır ama yemin ederim ki, böyle bin defa Hazret-i Şeyh, himmet ve duasiyle imdadıma yetişmiştir". Bu nasil aciklanir?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

"Yâ Şeyh! Sana bir fatiha, sen benim bu şeyimi buldur." Bu ifadede bir şeyin hakiki anlamda kuldan istenilmesi yoktur, ifade tamamen mecazidir. Nasıl ben şu evi yaptım, şu ağacı diktim ifadeleri, insanın cüzi iradesine bir atıfsa, yaratmak ve icat etmek manası kast edilmiyor ise, aynı şekilde üstadın bu ifadeleri de, Şeyhin fazilet ve Allah katında makbuliyetine bir gönderme, bir atıftır. Yoksa cevizi bulduran Allah, sebep ve vesile olan Şeyhtir.
Bir de ifade şekli bakımından, cansız varlıklar ile insan arasında bir fark vardır. Üstad bu farkı dillendiriyor. Filanca odun benim sobamı yaktı denilmez; ama filanca adam benim sobamı yaktı denilir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
AbddulHakiim
"Filanca odun benim sobamı yaktı denilmez; ama filanca adam benim sobamı yaktı denilir." Allah razi olsun, güzel ifade. Zaten te'sir-i hakikiyi yasayan insanlarda dahi Allaha vermemek bir nevi sirktir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
saidtr
Zaten kelime olarak dikkat, - buldur - deniyor, yani yardımcı ol, vesile ol manası vardır; -bul veya sen bulursun- denmiyor. Sıkıntı yoktur. Ki şirk olsun. Kaldı ki 2.Şua, 3.Şua, 7.Şua gibi eserlerin sahibi bilerek şirke girmesi zaten muhaldir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek
Muhteşem bir açıklama olmuş.Müteşekkirim.Çok istifade ettim.İlave yorum yazmak Abes ile iştigal olur fikrindeyim.Şu güzel hizmetiniz daim olsun.Duacıyım.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yavuz01
Ey peygamber beni affet şirktir demişsiniz ama merhum Hasan feyzi efendi Affet beni ey affı büyük, lütfu büyük Risale-i Nur diyor. Yanlış konuşuyorsam Cenabı Hak affetsin siz de kusuruma bakmayın fakat ağabeyin ifadesi aşırıya kaçmak olmuyor mu? Ehli iman bir insanın bunu söylememesi gerekmez mi? Yalnız senden meded umarız demiyormuyuz her Fatiha da. Hem Allah şöyle buyuruyor "Rablerinden toplanacaklarından korkanları Kuranla uyar. Onların ondan başka ne velileri vardır ne de şefaatçileri" lutfen detaylı cevaplarmisiniz Selametle..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Affı büyük lütfu büyük Risale-i Nur ifadeleri takriz nevinden bir şükran belirtme işidir. Yoksa haşa Risale-i Nuru İlahlaştırma anlamında değildir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...