Block title
Block content

"Zira, evvelâ o On Asıl’ın on dairesi seni inkârdan vazgeçirir. 'Hakikî bir kusur varsa bize aittir.' derler." Bu On Asıl’ın nasıl bir özelliği var ki şikayetçiyi inkârdan vazgeçiriyor ve kusur itirafında bulunuyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üçüncü Dal’ın esası, başta ifade edilen konulara cevap vermek ve hadislerin güzelce anlaşılmasını sağlayacak metodları örneklerle belirlemektir:

“Kıyâmet alâmetlerinden ve âhir zaman vukuâtından ve bâzı amâlin fazîlet ve sevaplarından bahseden ehâdîs-i şerîfe güzelce anlaşılmadığından, akıllarına güvenen bir kısım ehl-i ilim, onların bir kısmına zayıf veya mevzu demişler. İmânı zayıf ve enâniyeti kavî bir kısım da, inkâra kadar gitmişler.”(1)

Bu konu örneklerle açıklandıktan sonra, şu uyarı yapılmaktadır:

“Ey insafsız ve dikkatsiz ve imânı zayıf, felsefesi kavî, hodbîn, münekkid adam! Şu 'On Asıl'ı nazara al. Sonra sen, hilâf-ı hakikat ve katî muhâlif-i vâki gördüğün bir rivâyeti bahane ederek, ehâdîs-i şerifeye ve dolayısıyla Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın mertebe-i ismetine halel verecek îtiraz parmağını uzatma! Zîrâ, evvelâ o 'On Asıl'ın on dairesi seni inkârdan vazgeçirir. 'Hakiki bir kusur varsa, bize âittir.' derler, hadîse râcî olamaz. 'Eğer hakiki değilse senin sû-i fehmine âittir.' derler.”(2)

Buna göre:

a) Hadislere gelen itirazlar, onlar güzelce anlaşılmadığı içindir. Hakikate, gerçeğe aykırı hiçbir hadis yoktur. Bunun için, bu asıllarda anlatılanları dikkatle anlamak, hadisleri de ona göre yorumlamak gerekir.

b) Peygamberimiz (asm)'in masum olduğuna zarar verecek hiçbir yorum doğru olamaz. Çünkü o Allah’ın koruması altındadır. Bu nedenle hadislere itiraz etmek, Allah Resülüne itiraz etmek anlamına gelir.

c) Bir kimse, bazı hadislerde gerçeğe aykırı zannettiği bir hadis olduğunu söylerse, ilk On Asıl’da anlatılan daireye girmesi gerekir. Bu daire onu koruyacaktır. Hadislere ilişiyorsa, daireden çıkmış demektir. Tekrar daireye girmelidir.

d) Bu dairede kalanlar, hadislerde gerçek anlamda hakikate aykırı bir şeyin olmayacağını görür, bilir ve hadisleri inkâr etmekten vazgeçer. Eğer zahiri kusur varsa, burada anlatılan konulara aittir derler. Yani, kusur hadislerin güzel anlaşılmamasındandır.

e) Eğer bütün bunları gördükten sonra, yine hadislere itiraza devam ediyorsa, o zaman kişinin anlayışında problem var demektir. Tad alma özelliği olmayan kişi, nimete suç bulmasın, suçu dilinde arasın...

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal.

(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...