Block title
Block content

"Zira insanın nefsi, Rahmâniyetin cilveleriyle, kalbi de Rahîmiyetin tecelliyatıyla nimetlendikleri gibi, insanın aklı da hakîmiyetin letaifiyle zevk alır, telezzüz eder." Buradaki eşleştirmeleri izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve kezâ, kâinatta mündemiç hikmetlerin bütün envâ ve efradı adedince hamd ve şükürleri iktiza edenlerden birisi de hakîmiyettir. Zira insanın nefsi, Rahmâniyetin cilveleriyle, kalbi de Rahîmiyetin tecelliyatıyla nimetlendikleri gibi, insanın aklı da hakîmiyetin letaifiyle zevk alır, telezzüz eder. İşte, bu itibarla ağız dolusu ile 'Elhamdü lillâh' söylemekle hamd ü senâları istilzam eder."(1) 

"Rahman" umumi, maddi ve muhit nimetlerin ismidir ki, bu nimetler de ancak bütün nimetleri tadıp tartabilecek ölçüleri içinde barındıran bir nefis ile idrak edilebilir. Bu sebeple Allah insanın nefsine binlerce tartı ve ölçü yerleştirmiştir ta ki nimetlerini derk edip takdir edebilsin.

"Rahim" ismi ise daha ziyade özel, manevi ve hususi nimetlerde tecelli etmektedir. Nefis nasıl madde alemindeki ilahi nimetleri ölçen bir alet ise, insan kalbi de manevi nimetleri ölçen manevi bir alet hükmündedir. Nefis Rahman ismine ayna iken kalp de Rahim ismine ayna oluyor.

Akıl da Allah’ın "Hakim" isminin bir miyarı bir aynası oluyor. Allah nefisteki binlerce hissiyatı tatmin ve memnun etmek için nasıl kâinatı büyük bir sofra yapmış ise, aklı tatmin etmek için de kâinatı hikmeti ile bezemiş, kâinatın her bir noktasında kitaplar dürmüştür ve hakeza...

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Dokuzuncu Lem'a, İkinci Bab.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Bab | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1217 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...