Block title
Block content

"Zira zekîler galiben mektebe gittiler. Zenginler, medresenin maişetine tenezzül etmediler. Medrese de -intizam ve tefeyyüz ve mahreç bulunmadığından- zamana göre ulemayı yetiştiremedi. Sakınınız! Ulemaya buğzetmek bir hatardır." izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sual: Ulemâya pek çok itab edilir, hatta...

Cevap: Büyük, hem pek büyük bir insafsızlık!

Sual: Neden?

Cevap: Ademin kabahatine vücut vermek kadar ahmaklıktır.

Sual: Ne demek?

Cevap: Bir zâtta ilim, adem-i hilim ile iktiranı cihetiyle, adem-i hilimden neş’et eden kabahati ile ilmi mahkûm etmek ne derece eblehliktir. Öyle de, İslâmın kudsiyetini daima telkin eden ve ahkâm-ı diniyeyi iktidarlarınca tebliğ eden ve şimdi millet-i İslâmiye mabeyninde en ziyade hürmet ve muhabbet ve merhamete müstehak olan bîçare ulemâyı, zamana yakışacak ulemanın adem-i vücudundan neş’et eden kabahati ve günahıyla mahkûm etmek ve o kabahat ve o günahı o bîçarelere haml etmek ahmaklık değildir de ya nedir?

Evet, vücutlarından zarar gelmemiş, istediğimiz ulemanın ademinden gelmiştir.

Zira zekîler galiben mektebe gittiler. Zenginler, medresenin maişetine tenezzül etmediler. Medrese de—intizam ve tefeyyüz ve mahreç bulunmadığından—zamana göre ulemayı yetiştiremedi. Sakınınız! Ulemaya buğzetmek bir hatardır."
(1)

Osmanlılının son yıkılma sürecinde her şey bir karmaşık hal aldığı gibi, alim yetiştiren medreseler de aynı şekilde kurumsal olarak yıpranıp işlevselliğini kaybetmiştir. Çağın gereklerine uygun dört başı mamur bir ilim adamı yetiştirememiştir. Yetişen alimler belki dini ilimler noktasından yeterli olsa bile, çağın ihtiyaç ve gerekleri bakımından yeterli değildiler. Bu sebeple İslam alemi toplumu doğru kanalize edecek aydın ve alim tabakadan mahrum kalmıştır.

 Bu süreç içinde mevcut alimler, üzerine düşen görevi samimi bir şekilde yapmışlar, ama eksik olarak yapmışlardır. Eksiklikleri şahsi değil, dönemsel ve kurumsal olduğu için, haksız hücum ve tenkitleri hak etmiyorlar. Yani onların kurumsal ve dönemsel donanımlara sahip olmamaları ilim ve alimliklerine bir kusur, bir leke vurmaz. İnsaflı birisi bu iki noktayı ayrıştırmadan hücum etmez.

Onların varlıkları zarar değil, bizim istediğimiz alim tabakasının olmaması zarardır. Bu da onların bir kusuru değil, geçiş döneminin bir kusurudur. Onlar o keşmekeş içinde çok şeyden feragat edip ilim yolunda sebat ettiler. Halbuki zeki olanlar fen ilimlerine, zengin olanlar da ticarete atıldılar. O dönem içindeki medreseler doğru usulü bulamadığı için, zahiren bütün kabahat ulema üstüne kaldı. İşte Üstad Hazretleri söz konusu ifadeler ile  bu haksız ve insafsız bakış açısını tadil ediyor.

Üstad Hazretleri bu insaf tadilatını yaparken, medreseyi de şu cümleler ile tenkit ediyor: 

“Medrese de—intizam ve tefeyyüz ve mahreç bulunmadığından—zamana göre ulemayı yetiştiremedi.”

(1) bk. Münazarat, Sualler ve Cevaplar

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

ilyas26125
Ulemaya buğzetmek bir hatardır. Bununla ilgili hadis ve ayetlerde tehdit var mı?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

“Yoksa o kimse ki, gece saatlerinde -ibadete- devam eder, secde edici ve kıyamda durucu olarak ahiret azabından çekinir ve Rab’binin rahmetini diler, -bununla böyle olmayan eşit olur mu?.-Deki: Hiç bilenler ile bilmeyenler eşit olabilirler mi?. Ancak saf akıl sahipleri düşünüverir. -bundan ibret alırlar.” (Zümer Suresi. Ayet :9)
Allah içinizden iman edenleri yüceltir. Bunlardan kendilerine ilim verilmiş olanları ise kat kat derecelerle yükseltir.” (Mücadele: 11)
“Bir kimse ulemayı ziyaret ederse, beni ziyaret etmiş gibi olur. Bir kimse ulemayla musafaha ederse, benimle musafaha etmiş gibi olur. Bir kimse ulema meclisinde bulunursa, benim meclisimde bulunmuş gibi olur. Dünyada benim meclisimde bulunan kimse kıyamet günü meclisimde oturtulur.” (Ebu Nuaym, Tarihu Isbahan, 2/343)
Ulema yeryüzünün kandilleri, Peygamberlerin halifeleri, Benim ve diğer Peygamberlerin vârisleridir. Ravi: Hz. Ali (r.a.) Bu hadisin kaynağı için bk. Ebu’l-Kasım er-Rafii, et-Tedvin fi Ahbari Kazvin, Daru’l-Kütübü’l-İlmiye, 1408/1987, 2/128-129.
Ulema, Allah'ın kulları üzerinde Peygamberlerin eminleridir. Siz onlardan çekinin ve onlara taarruz etmeyin. Onlar hükümet erkanı ile ihtilat etmedikçe ve dünyaya karışmadıkça (Deyleminin lafzında şu ibare vardır): Sultanla ihtilat eder ve dünyaya karışırlarsa o vakit Peygamberlere hıyanet etmiş sayılırlar, o zaman bunlardan sakının. Ravi: Hz. Hasan İbni Sufyan (r.a.) İlgili hadis kaynağı için bk. Deylemi, 3/75; Acluni, 2/75; Kenzu’l-Ummal, 10/183, 204.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...