Block title
Block content

ZULÜM

 
Zulüm, başkasının mülkünde, onun izni olmaksızın, tasarruf etmek şeklinde tarif edilir. Allah-u Teâlâ hakkında bu muhaldir. Çünkü mülkün Ondan başka sahibi yoktur.

Zulüm başkasının hukukuna tecavüzdür. Başlıca şu üç şekilde kendini gösterir:
1-Allah’ın hukukuna tecavüz.

2-İnsanların hukukuna tecavüz.

3-Nefsin hukukuna tecavüz.

İnsan, Allah’a iman ve sadece O’na ibadet etmekle mükelleftir. İnancında bazı şeyleri Allah yerine ikame ederek veya amelinde başka şeyleri gözeterek hareket ederse şirke düşer. Şirk ise ayetin ifadesiyle “büyük bir zulümdür.” (Lokman, 13)

Başkasının gıybetini yapmak, aleyhinde söz taşımak veya malını çalmak gibi durumlar zulmün ikinci çeşidine birer örnektir.

Günahlara dalmak, Allah’ın verdiği organları, duyguları ve hisleri yaratılış gayelerine aykırı kullanmak ise nefse zulumdür.

“Kim Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa, nefsine zulmetmiş olur” ayeti, zulmün üçüncü çeşidi ile ilgilidir. (Talak, 1) Mideye haram lokma sokmak, dili küfürde kullanmak, aklı malayaniyatla, yani ne dünyaya- ne ahirete yaramayan şeylerle meşgul etmek, hayalen hep günah peşinde koşmak gibi durumlar nefse zulmetmekle alakalıdır. Allah bu aletleri böyle aşağı, adi gayeler için yaratmamıştır.

Bu açıdan baktığımızda, insanların bir çoğunun zulüm içinde olduğunu görürüz. Sözgelimi, içki içen bir aile reisi,
-Allahın yasağını çiğneyerek hukukullaha tecavüz,
-Ailesinin nafakasından keserek ve nahoş kokularla onları rahatsız ederek insanların hukukuna tecavüz,
-Aklını iptal ederek kendi nefsine tecavüz eder.


Bak: Adalet
Paylaş
Yükleniyor...