Sayfa

Meal

48. Fetih Sûresi'nden
3. Ve Allah, sana çok güçlü bir yardımla yardım etsin.
4. O (Allah) ki, imanlarıyla beraber imanları artsın diye mü'minlerin kalplerine huzur indirdi. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır.1 Allah, hakkıyle bilen, hikmet sahibidir.
5. (Bütün bu lütuflar) Mü' min erkekleri ve mü'min kadınları, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere girdirsin ve onların kötülüklerini örtsün, diye. Bu ise Allah katında büyük bir kurtuluştur.
6. (Bunlar da) Allah'a kötü zanda bulunan münafık erkekler ve münafık kadınlara, müşrik erkekler ve müşrik kadınlara azap etsin, diye. Kötülük çemberi üzerlerine olsun! Allah onlara, gazap ve lânet etti. Onlara cehennemi hazırladı. (Orası) ne kötü varacak yerdir!
7. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, çok güçlü, hikmet sahibidir.
8, 9. Gerçekten biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik ki, Allah'a ve Resul'üne iman etmeniz, ona yardım etmeniz ve ona saygı göstermeniz ve sabah akşam O'nu (Allah'ı) tesbih etmeniz için.
18. Andolsun, gerçekten Allah, sana o ağacın altında biat 2 ederlerken mü'minlerden razı olmuştur. Onların kalplerindekini bildi de üzerlerine kuvvei maneviye (güve, sükûnet) indirdi ve onları yakın bir fetihle mükafatlandırdı. (...)

Açıklamalar

1 " 'Göklerin ve yerin ordukarı Allah'ındır.' (Feih Suresi, 48:7) âyetinin askerlik mânasını ihsas eden temsiline göre: Zerrat ordusundan ve nebatat fırkalarından ve hayvanat taburlarından, tâ yıldızlar ordusuna kadar olan cünûd-u Rabbâniyeden, o küçücük memurlarda ve bu pek büyük askerlerde hâkimane tekvinî emirlerin, âmirane hükümlerin, şâhane kanunların cereyanları, bedahetle bir hâkimiyet-i mutlakanın ve bir âmiriyet-i külliyenin vücûduna delâlet eder." (Ş., Yedinci Şua-Ayet-ül-Kübra- İkinci Bab Dördüncü Hakikat, s.152)
"Seyyarat mutî bir ordusu olduğu gibi, zerrat dahi muntazam bir ordusu hükmüne geçer. Madem o kudret-i ezeliyeye istinaden hareket ediyorlar ve o ilm-i ezelînin düsturuyla çalışıyorlar; işte o eserler, o kudrete göre vücuda gelir. Yoksa o küçük, ehemmiyetsiz şahsiyetlerine bakmakla o eserler küçülmez. O kudrete intisab kuvvetiyle bir sinek, bir Nemrud'u gebertir. Karınca, Firavun'un sarayını harab eder. Zerre gibi küçük çam tohumu, dağ gibi koca bir çam ağacınınyükünü omzunda taşıyor." (L., Yirmi Altıncı Lem'a On Birinci Rica, s.241)
"Meselâ: Nasıl şu zamanda manevra meydanında harb usûlünde, 'Silâh al, süngü tak.' emriyle koca bir ordu baştan başa dikenli bir meşegâha benzediği gibi; her bir bayram gününde resm-i geçit için: 'Formalarınızı takıp, nişanlarınızı asınız.' emrine karşı ordugâh, seraser rengârenk çiçek açmış müzeyyen bir bahçeyi temsil ettiği misillü; öyle de rûy-i zemin meydanında, Sultan-ı Ezelî'nin nihayetsiz enva'-ı cünûdundan melek ve cinn ve ins ve hayvanlar gibi şuursuz nebatat taifesi dahi, hıfz-ı hayat cihadında Emr-i kün feyekûn ile: 'Müdafaa için silâhlarınızı ve cihazatınızı takınız.'emr-i İlahîyi aldıkları vakit, zemin baştan aşağıya bütün ondaki dikenli ağaçlar ve nebatlar süngücüklerini taktıkları zaman, aynen süngülerini takmış muhteşem bir ordugâha benziyor." (S., Onuncu söz Altıncı Suret Haşiye, s.52) (Ayrıca bk. M., Yirmi Dokuzuncu Mektub Beşinci Kısım, s.411)

2 "Buradaki bîattan murad, meşhur Rıdvan Bîatı'dır. Hudeybiye seferinde sahâbeler, ölünceye kadar düşmanla muhârebe edeceklerine dâir yemîn ederek Resûl-i Ekrem (asm)'a bir semüre ağacının altında bîat etmişlerdir." (KMM., Fetih Sûresi 18.âyet açıklaması, s.512)


Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi

Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.

Yükleniyor...