Meal
56. Vakıa Sûresi
86, 87. Eğer (amellerinize göre) cezalandırılmıyorsanız, eğer doğru söylüyorsanız, onu (o canı) geri döndürmeli (değil misiniz)?
88, 89. Şimdi, eğer o ( ölen kimse, Allah'a) yaklaştırılanlardan ise, (onun için) rahatlık, güzel koku ve Naim cenneti vardır.
90, 91. Ama eğer o, sağın sahiplerinden ise. Selam sana, sağın sahiplerinden.
92, 93, 94. Ama eğer yalanlayanlardan, sapıklardan ise; kaynar sudan bir ikram ve Cehenneme atılma vardır.
95. Şüphesiz bu, elbette kesin bilginin gerçeğidir.
96. Öyleyse büyük Rabbinin adını tesbih (tenzih) et.
57. HADİD SURESİ'NDEN
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA:
1. Göklerde ve yerde kim (ne) varsa, hepsi Allah'ı tesbih etmektedir.1
2. Göklerin ve yerin mülkü, O'nundur. O, diriltir ve öldürür. O, her şeye kadirdir.2
3. O; ilktir, sondur, görü-nendir (zahirdir), görünmeyendir (batındır).3 O, her şeyi hakkıyle bilendir.
4. O ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı,4 sonra Arş'in üzerine (istiva etti) kuruldu. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. O, nerede olursanız sizinledir. Allah yaptıklarınızı hakkıyle görendir.
5. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. İşler yalnız Allah'a döndürülür.
6. Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. O, göğüslerin sahibini (kalblerde olanı) bilir.5
Açıklamalar
1 " 'Göklerde ve yerde ne varsaAllah'ı tesbih eder. O aziz ve hakîmdir.' (Hadid Suresi, 57:1) âyetindeki belâgat-ı mâneviyyeyi zevketmek istersen, kendini Nur-u Kur'andan evvel asr-ı cahiliyette, sahra-yı bedeviyette farzet ki, herşey zulmet-i cehil ve gaflet altında perde-i cümud-u tabiata sarılmış olduğu bir anda Kur'anın lisan-ı semavîsinden 'Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tesbih eder.' veyahut: 'Yedi gök ve yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder.' (İsra Suresi, 17:44) gibi âyetleri işit, bak! Nasılki, o ölmüş veya yatmış olan mevcudat-ı âlem 'Sabbeha * Tüsebbihu' sadâsıyla işitenlerin zihninde nasıl diriliyorlar, hüşyar oluyorlar, kıyam edip zikrediyorlar. Ve o karanlık gökyüzünde birer camid ateşpare olan yıldızlar ve yerde perişan mahlukat, 'Tüsebbihu' (tesbih eder) sayhasıyla ve nuriyle; işitenin nazarında gökyüzü bir ağız, bütün yıldızlar birer kelime-i hikmet-nüma ve birer nur-u hakikat-eda ve Küre-i Arz bir baş ve berr ve bahr, birer lisan ve bütün hayvanlar ve nebatlar birer kelime-i tesbih-feşan suretinde arz-ı dîdar eder." (S., Yirmi Beşinci Söz Birinci Şule Birinci Şua İkinci Suret İkinci Nokta ve Üçüncü Şule Birinci Ziya, s.372 ve 434) (Ayrıca bk. S., On Üçüncü Söz Birinci Makam, s.139; Ş., Yedinci Şua-Ayet-ül Kubra- Birinci Makamın On Yedinci Mertebesi Üçüncü Nokta, s.135)
2 "Bu Ayet-i Kerîme'nin hakikatı böyle ihtar ediyordu ki: Van sahrasının sahifesinde misafir olan insanların eliyle yazılan ve şehir suretini alan sun'î bir mektubun, Rus istilâsı denilen dehşetli bir sel belasına düşüp silinmesi neden seni bu kadar müteessir ediyor? Asıl Mâlik-i Hakikî ve herşeyin sahibi ve Rabbi olan Nakkaş-ı Ezelî'ye bak ki; bu Van sahifesinde mektubatı, kemal-i şaşaa ile eski zamanda gördüğün vaziyeti yine devam edip yazılıyorlar. O yerler boş, harab, hâlî kalmış diye ağlamaların, Mâlik-i Hakikî'sinden gaflet ve insanları misafir tasavvur etmemekten ve mâlik tevehhüm etmek yanlışından ileri geliyor.." (L., Yirmi Altıncı Lem'a -İhtiyarlar Lem'ası- On Üçüncü Rica, s.249)
3 "Hattâ her bir ağacın mebdeinde ve müntehasında ve üstünde ve içinde 'O Evveldir, Âhirdir, Zâhirdir, Bâtındır.' (Hadid Suresi, 57:3) isimlerinin işaret ettikleri dört sikke-i tevhid var. (...) Elhasıl:Herbir ağacın evveli, öyle bir sandukça ve proğram.. ve âhiri, öyle bir tarifename ve nümune.. ve zahiri, öyle bir musanna' hulle ve bir münakkaş libas.. ve bâtını, öyle bir fabrika ve tezgâhtır ki, bu dört cihet öyle birbirine bakıyorlar ve dördün mecmuundan öyle bir sikke-i a'zam, belki bir ism-i a'zam tezahür eder ki, bilbedahe bütün kâinatı idare eden bir Sâni'-i Vâhid-i Ehad'den başkası o işleri yapamaz. Ve ağaç gibi her zîhayatın evveli, âhiri, zahiri, bâtını birer sikke-i tevhid, birer hâtem-i vahdet, birer mühr-ü ehadiyet, birer tura-i vahdaniyeti taşıyor." (Ş., İkinci Şua Üçüncü Makam Üçüncü Hüccet ve Alâmet, s.33, 34)
"Hem arz, senevî hayatı haysiyetiyle bir ağaç olduğu ve o dört isim içinde hafîziyeti ve onunla haşir kapısına bir anahtar yaptığı gibi, aynen öyle de, dehrî ve dünya hayatı cihetiyle yine meyveleri âhiret pazarına gönderilen bir muntazam ağaçtır. Ve o dört isme öyle bir mazhar, bir âyine ve âhirete giden bir yol açar ki, genişliğini ihataya ve tâbire aklımız kâfi gelmiyor." (Ş., On Birinci Şua Meyve Risalesi- Yedinci Mes'ele, s.217)
4 " 'Gökleri ve yeri altı günde yaratan Odur.' (Hadid Suresi, 57:4) yâni gökleri ve zemini altı günde yaratmak gibi geçmiş ve gaybî ve çok acib bir hâdiseyi, hazır ve göz önünde bir hâdise ile isbat etmek ve onun gibi acib bir tanzir olarak zeminin yüzünde bahar mevsiminde haşr-i a'zamın yüzbinden ziyade misallerini gösterir gibi, ikiyüz binden ziyade nebatat taifelerini ve hayvanat kabîlelerini beş-altı haftada inşa edip kemal-i intizam ve mizan ile iltibassız, noksansız, yanlışsız, beraber, birbiri içinde idare, terbiye, iaşe, temyiz ve tezyin eden..." (Ş., Yedinci Şua-Ayet-ül Kübra- İkinci Bab- Birinci Menzil, s.154)
5 " 'Allah geceyi gündüze, gündüzü geceye katar.' (Lokman Suresi, 31:29) âyetinin sarahatiyle zemini döndürüp, gece-gündüz sahifelerini yapan ve çeviren ve yevmiye hâdisatıyla yazan değiştiren aynı zât, aynı anda, en gizli, en cüz'î olan kalblerin hatıratlarını dahi bilir ve irâdesiyle idare eder. Ve mezkur fiillerin herbiri birtek fiil olduğundan, zarurî olarak, onların fâili dahi birtek vâhid ve kadir olan fâil-i zülcelallerinin, bedahetle öyle bir kibriya ve azameti var ki: Hiçbir yerde, hiçbir şeyde, hiçbir cihetle, hiçbir şirkin hiçbir imkânını, hiçbir ihtimalini bırakmıyor, köküyle kesiyor." (Ş., Yedinci Şua-Ayet-ül Kübra- İkinci Bab- Birinci Menzil, s.154) (Ayrıca bk. Ş., On Birinci Şua-Meyve Risalesi- Onuncu Mes'ele, s.248; M., Yirmi Dokuzuncu Mektub Birinci Kısım Dördüncü Nükte, s.391)
Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi
Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.
