Sayfa

Meal

80. Abese Sûresi
5, 6, 7. Ama o kimse ki tenezzül etmedi, sen ona yöneliyorsun. Arınmamasından sen sorumlu değilsin.
8, 9, 10. Ama o kimse ki sana koşarak geldi, o ki (Allah'tan) korkuyor; sen onunla ilgilenmiyorsun.
11, 12, 13, 14, 15, 16. Hayır, gerçekten o (Kur'an) bir öğüttür; artık kim dilerse, ondan öğüt alır. Onlar, değerli, iyi katiplerin 1 elleriyle yüceltilmiş tertemiz sahifelerde yazılıdır.
17, 18, 19, 20, 21, 22. Kahrolsun; insan, ne de nankör! Onu (Allah) hangi şeyden yarattı? Bir damla sudan. Onu yaratıp biçimlendirdi. Sonra ona yolu kolaylaştırdı. Sonra onu öldürüp kabre gömdü. Sonra onu dilediği zaman diriltir.
23. Hayır, o (insan Allah'ın) emrettiğini yerine getirmedi.
24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32. İnsan yediğine bir baksın! 2 Gerçekten biz suyu bol bol döktük. Sonra yeri yarmakla yardık. Sizi ve hayvanlarınızı faydalandırmak için,3 onda hububat, Üzüm ve yonca, Zeytin ve hurma, Bol ağaçlı bahçeler, Meyveler ve çayırlar bitirdik.
33, 34, 35, 36. Kulakları sağır eden o ses geldiği zaman; (işte) o günde kişi kardeşinden, anasından, babasından, yastık arkadaşından ve oğul (çocuk)larından kaçar!
37. Onlardan her kişi için, o gün kendisine yetecek bir durum (meşguliyet ve derdi) vardır.
38, 39, 40, 41. Bazı yüzler o gün parlak, neşeli ve güleçtir. Bazı yüzler de o gün, onların üzerinde toz vardır ve onları bir karanlık bürümüştür.
42. İşte onlar, evet onlar kafirler ve haktan sapanlar(keferei fecere)dır.

Açıklamalar

1 "Azîz Kardeşlerim ve Sıdık Arkadaşlarım, (...) Hâfız Ali'nin mektubunda yazdığı iki âyetin işaretine dikkat ettik. Bizler dahi Nur fabrikasının sahibi gibi, çok mesrur ve müferrah olduk. Fakat Risale-i Nur'a bir işaret-i gaybiyle haber veren otuzüç aded âyât "Allah şahid oldu." âyetiyle hitam bulduğundan, bu yeni iki âyetin müstakil bir surette işaretlerine kapı açılmadı. Hem otuzüç âyetten hangisinin tetimmesi olacak şimdilik bilinmedi. Yalnız bu kadar anlaşıldı ki, "Şerefli, değerli ve iyi katiplerin elleriyle?" (Abese Suresi, 15, 16) fıkrası Risale-i Nur'un naşir ve kâtiblerine mânâ-yı işarî ile bakıyor." (KL., s.82)

2 "İşte şu âyet-i kerîme, mu'cizât-ı kudret-i İlâhiyyeyi bir tertib-i hikmetle zikrederek esbabı müsebbebata rabtedip en âhirde "Sizi faydalandırmak?" (Abese Suresi, 80:32) lafzıyla bir gayeyi gösterir ki; o gaye, bütün o müteselsil esbab ve müsebbebat içinde o gayeyi gören ve takib eden gizli bir mutasarrıf bulunduğunu ve o esbab, O'nun perdesi olduğunu isbat eder." (S., Yirmi Beşinci Söz -Mu'cizât-ı Kur'âniye Risalesi- İkinci Şule İkinci Nur Yedinci Sırr-ı Belâgat, s.423)

3 "Evet, "Sizi ve hayvanlarınızı faydalandırmak için." (Abese Suresi, 80:32) tâbiriyle bütün esbabı, icad kabiliyetinden azleder. Manen der: "Size ve hayvanatınıza rızkı yetiştirmek için su semadan geliyor. O suda, size ve hayvanatınıza acıyıp şefkat edip rızık yetiştirmek kabiliyeti olmadığından; su gelmiyor, gönderiliyor demektir. Hem toprak, nebatatıyla açılıp, rızkınız oradan geliyor. Hissiz, şuursuz toprak, sizin rızkınızı düşünüp şefkat etmek kabiliyetinden pek uzak olduğundan, toprak kendi kendine açılmıyor, birisi o kapıyı açıyor, nimetleri ellerinize veriyor. Hem otlar, ağaçlar sizin rızkınızı düşünüp merhameten size meyveleri, hububatı yetiştirmekten pekçok uzak olduğundan, âyet gösteriyor ki, onlar bir Hakîm-i Rahîm'in perde arkasından uzattığı ipler ve şeritlerdir ki, nimetlerini onlara takmış, zîhayatlara uzatıyor." İşte şu beyanattan Rahîm, Rezzak, Mün'im, Kerîm gibi çok esmânın matla'ları görünüyor." (S., Yirmi Beşinci Söz -Mu'cizât-ı Kur'âniye Risalesi- İkinci Şule İkinci Nur Yedinci Sırr-ı Belâgat, s.423)


Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi

Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.

Yükleniyor...