Sayfa

Meal

87. A'la Sûresi
12, 13. O (kötü kimse) ki, en büyük ateşe girer; sonra orada ölmez de, dirilmez de!
14, 15. Rabbinin adını anıp namaz kılan, arınan (kimse), gerçekten felah buldu.
16. Doğrusu, siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
17. Ahiret ise daha hayırlı ve daha süreklidir.
18, 19. Gerçekten bu (anlatılanlar) elbette ilk gönderilen suhuflarda, İbrahim ile Musa'nın sayfalarında da vardır.
88. ĞAŞİYE SURESİ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. (Ya Muhammed!) Sana geldi mi o (insanları) kaplayanın haberi,1 (O gün) bazı yüzler öne eğilen, çalışan, yorulandır.Kızgın bir ateşe atılır, son derece sıcak bir kaynaktan içirilir. Onlar için, gıda vermeyen, açlığı da gidermeyen kuru diken dışında bir yiyecek yoktur.
8, 9, 10, 11. Bazı yüzler o gün, nimet içinde, çalışmasından dolayı hoşnuttur. Yüksek Cennette (oturmuşlar), orada boş laf işitmezler.
12, 13, 14, 15, 16. Orada (Cennet'te) akan pınarlar, yüksek sedirler (tahtlar), konulmuş kadehler, sıra sıra dizilmiş yastıklar, serilmiş halılar vardır.
17. Deveye bakmıyorlar mı, nasıl yaratılmış' 2
18. Göğe (bakmıyorlar mı) nasıl yükseltilmiş?
19. Dağlara (bakmıyorlar mı), nasıl dikilmiş?
20. Yere (bakmıyorlar mı), nasıl döşenmiş? 3
21, 22, 23, 24, 25, 26. (Ya Muhammed!) Öyleyse hatırlat (öğüt ver), sen ancak bir hatırlatıcısın; onların üzerlerinde bir zorlayıcı değilsin. Ancak kim yüz çevirirse, Allah ona en büyük azabı eder. Şüphesiz (onların) dönüşleri yalnız bizedir. Sonra şüphesiz hesapları da yalnız bizedir.

Açıklamalar

1 " Makam-ı terhib ve tehditte pek çok misallerinden meselâ: "Dehşeti her şeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi?" (Gaşiye Suresi, 88:1) suresinin başında beyanat-ı Kur'aniye ehl-i dalaletin sımahında kaynayan rasas gibi, dimağında yakan ateş gibi, damağında yanan zakkum gibi, yüzünde saldıran cehennem gibi, midesinde acı, dikenli dari' gibi tesir eder. Evet bir zâtın tehdidini gösteren Cehennem gibi bir azab memuru, öfkesinden ve gayzından parçalanmak vaziyetini alması ve "Neredeyse öfkeden çatlayacak!" (Mülk Suresi, 67:8) söylemesi, söyletmesi, o zâtın terhibi ne derece dehşetli olduğunu gösterir." (S., Yirmi Beşinci Söz-Mu'cizât-ı Kur'âniye Risalesi-Birinci Şule Birinci Şua İkinci Suret Beşinci Nokta, s.380) (Ayrıca bk. Ş., Dokuzuncu Şua İkinci Nokta, s.185)

2 "Kur'an'ın üslûb-u hakîmânesine yemin ederim ki: Nasârâyı ve emsalini havalandırarak dalalet derelerine atan, yalnız aklı azl ve bürhanı tard ve ruhbanı taklid etmektir. Hem de İslâmiyeti daima tecelli ve inbisat-ı efkâr nisbetinde hakaiki inkişaf ettiren, yalnız İslâmiyetin hakikat üzerinde olan teessüs ve bürhan ile takallüdü ve akıl ile meşvereti ve taht-ı hakikat üstünde bulunması ve ezelden ebede müteselsil olan hikmetin desatirine mutabakat ve muhakâtıdır. Acaba görülmüyor: Âyâtın ekser fevatih ve havatiminde nev'-i beşeri vicdana havale ve aklın istişaresine hamlettiriyor. Diyor: "Onlar hiç düşünmezler mi? * Bakınız * Bakmazlar mı? * ilh" (Mh., Birinci Makale Sekizinci Mukaddeme, s.39)

3 "Malumdur: Malûmu i'lâm bahusus müşahede olursa, abestir. Demek içinde bir nokta-i garabet lâzımdır, tâ onu abesiyetten çıkarsın. Eğer denilse: Bakınız nasıl arz küreviyetiyle beraber musattaha ve size mehd olmuştur, denizin tasallutundan kurtulmuş. Veyahut nasıl şems, istikrarla beraber tanzim-i maişetiniz için cereyan ediyor. Veyahut nasıl binler sene ile uzak olan şems, ayn-ı hamiede gurub ediyor. Maânî-i âyât kinayetten sarahate çıkmış oluyor? Evet, şu garabet noktaları, belâgat nükteleridir." (Mh., Birinci Makale Yedinci Mes'ele, s.75)


Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi

Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.

Yükleniyor...