Meal
94. İnşirah Sûresi
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
1. (Ey Muhammed!) Senin için göğsünü açmadık mı? 1
2, 3. Senden yükünü (alıp) attık. O ki, sırtına ağır gelmişti (belini kırmıştı).
4. Senin şanını yücelttik.
5. (Şunu iyi bil ki): Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
6. Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır.2
7. Boşaldığın (bir işi bitirdiğin) zaman hemen (tekrar çalış ve) yorul.
8. Sadece Rabbine rağbet et (O'na yönel)!
95. TİN SURESİ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
1, 2, 3, 4. Andolsun, incire, zeytine,3 Sina dağına, Bu güvenli beldeye ki, gerçekten Biz insanı, en güzel bir biçimde yarattık.
5, 6. Sonra onu aşağıların aşağısına gönderdik. Ancak İman edip iyi şeyler yapanlar müstesnadır ki, onlar için eksilmeyen (devamlı) bir mükafat vardır.4
7, 8. Artık bundan sonra (ey insan), sana cezayı yalanlatan nedir? Allah hakimlerin hakimi değil mi?
96. ALAK SURESİ'NDEN
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
1, 2. Yaratan Rabbinin adı ile oku! (O) İnsanı bir kan pıhtısından yarattı.5
3, 4, 5. Oku! O ki, kalemle yazı yazdıran ve insana bilmediğini öğreten Rabbin, sonsuz kerem sahibidir! 6
6, 7. Hayır, gerçekten insan ihtiyaçsız olduğunu gördüğü zaman, elbette azar! 7 (...)
Açıklamalar
1 "Aziz, sıdık, mübarek kardeşlerim! Hafız Ali'nin bu defaki mektubunda çok mübarek duaları beni ve sizi en derin ruhumuzdan mesrur edip şükre sevketti. Ve her musibetzedeye ve hüzün ve kederlere düşenlere mana-yı işarisiyle mededres ve halaskar ve şifa ve medar-ı sürur olan "Senin için göğsünü açmadık mı? * Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır." (İnşirah Suresi, 94:1, 6) her musibetzedeye baktığı gibi, bu geçen hastalık cihetiyle bize de baktığını yazıyor. Evet, Hafız Ali o noktayı tam görmüş." (KL., s.107)
2 "Hem vekilimiz Ahmed Bey'e haber veriniz ki, müdafaayı makine ile yazdığı vakit sıhhatine pekçok dikkat etsin. Çünki ifadelerim başkasına benzemiyor. Bir harfin ve bazan bir noktanın yanlışıyla bir mes'ele değişir, mana bozulur. Hem buraya gelen iki makine, size müsaade verilmezse geri gitsinler. Hem telaş edip sıkılmayınız, me'yus olmayınız. "Gerçekten zorlukla beraber bir kolaylık vardır." sırrıyla, inayet-i İlahiye inşallah çabuk imdadımıza yetişir." (Ş., On Dördüncü Şua -Başta müdür olarak hapsin hey'et-i idaresine...Maruzat'tan sonraki Dördüncü Mektub-, s.486) (Ayrıca bk. STİ., Sünuhat sonu, s.75)
3 "Cenâb-ı Hak, tîn ve zeytin ile kasem vasıtasiyle azamet-i kudretini ve kemal-i rahmetini ve büyük nimetlerini ihtar ederek, esfel-i safilîn tarafına giden insanın yüzünü o taraftan çevirip, şükür ve fikir ve iman ve amel-i sâlih ile tâ a'lâ-yı illiyyîne kadar terakkiyat-ı maneviyeye mazhar olabilmesine işaret ediyor. Nimetler içinde tîn ve zeytinin tahsisinin sebebi; o iki meyvenin çok mübarek ve nâfi' olması ve hilkatlerinde de, medar-ı dikkat ve ni'met çok şeyler bulunmasıdır. Çünki: Hayat-ı içtimaiye ve ticariye ve tenviriye ve gıda-yı insaniye için zeytin en büyük bir esas teşkil ettiği gibi; incirin hilkati, zerre gibi bir çekirdekte koca incir ağacının cihazatını saklayıp dercetmek gibi, bir hârika mu'cize-i kudreti gösterdiği gibi; taamında, menfaatinde ve ekser meyvelere muhalif olarak devamında ve daha sair menafi'indeki nimet-i İlahiyeyi kasem ile hatıra getiriyor. Buna mukabil, insanı iman ve amel-i sâlihe çıkarmak ve esfel-i safilîne düşürmemek için bir ders veriyor." (M., Yirmi Dokuzuncu Mektub Birinci Kısım İkinci Nükte, s.390)
4 "İnsanların san'atları içinde nasılki maddenin kıymeti ile san'atın kıymeti ayrı ayrıdır. Bazan müsavi, bazan madde daha kıymettar, bazan oluyor ki; beş kuruşluk demir gibi bir maddede beş liralık bir san'at bulunuyor. Belki bazan, antika olan bir san'at, bir milyon kıymeti aldığı halde, maddesi beş kuruşa değmiyor.(...) İşte insan, Canâb-ı Hakk'ın böyle antika bir san'atıdır ve en nazik ve nazenin bir mu'cize-i kudretidir ki; insanı, bütün esmasının cilvesine mazhar ve nakışlarına medar ve kâinata bir misal-i musağğar suretinde yaratmıştır.
Eğer nur-u İman, içine girse, üstündeki bütün manidar nakışlar, o ışıkla okunur. O mü'min, şuur ile okur ve o intisabla okutur. Yani: " Sâni'-i Zülcelal'in masnuuyum, mahlukuyum, rahmet ve keremine mazharım" gibi manalarla insandaki san'at-ı Rabbaniye tezahür eder. Demek Sâni'ine intisabdan ibaret olan iman; insandaki bütün âsâr-ı san'atı izhar eder. İnsanın kıymeti, o san'at-ı Rabbaniyeye göre olur ve âyine-i Samedaniye itibariyledir. O halde şu ehemmiyetsiz olan insan, şu itibarla bütün mahlukat üstünde bir muhatab-ı İlahî ve Cennet'e lâyık bir misafir-i Rabbânî olur." (S., Yirmi Üçüncü Söz Birinci Mebhas Birinci Nokta, s.311,312)(Ayrıca bk. MN., Onuncu Risale, s.221; NİK., Dokuzuncu Ders, s.55)
5 (bk. Hac Sûresi 5.âyet açıklaması, s.49)
6 Bu sûrenin buraya kadar olan ilk beş âyeti, Kur'ân'ın ilk nâzil olan âyetleridir." (KMM., Alak Sûresi 5.âyet açıklaması, s.597)
7 "Şüphesiz ki insan, kendisini ihtiyaçtan uzak görünce azgınlaşıverir." (Alak Suresi, 96:6, 7) sırrıyla, sıhhat ve âfiyetten gelen istiğnada bulunan bir nefs-i emmare, şâyan-ı hürmet çok uhuvvetlere karşı hürmeti hissetmez. Ve şâyan-ı merhamet ve şefkat olan musibetzedelere ve hastalıklılara merhameti duymaz. Ne vakit hasta olsa, o hastalıkta aczini ve fakrını anlar, lâyık-ı hürmet olan ihvanlarına ihtiram eder." (L., Yirmi Beşinci Lem'a -Hastalar Risalesi- On altıncı Devâ, s.214)
"O İslâm Deccalı, Sure-i Vettini ve Zeytûni manasını merak edip soruyor? diye çoklar nakletmişler. Garibdir ki, bu surenin akibinde olan "Ikra Bismi Rabbike" suresinde "Muhakkak ki insan azgınlaşır." cümlesi, onun aynı zamanına ve şahsına -cifir ile ve manasıyla- işaret ettiği gibi, ehl-i salâte ve câmilere tâgiyane tecavüz edeceğini gösteriyor. Demek o istidraclı adam, küçük bir sureyi kendiyle alâkadar hisseder. Fakat yanlış eder, komşusunun kapısını çalar." (Ş., Beşinci Şua Üçüncü Küçük Mes'ele İkinci Hadise, s.596) (Ayrıca bk. Ş., On Birinci Şua "Meyve Risalesi -On Birinci Mes'elenin Haşiyesinin Bir Lahikası, s.272, Birinci Şua Üçüncü Ayet-i Meşhure ve 14.âyet, s.693 ve 702)
Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi
Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.
