Meal
6. En'am Sûresi'nden
83. İşte bunlar; kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delilimizdir. Dilediğimizin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, hakkıyle bilendir.
84. O'na İshak'ı ve Yakub'u hibe ettik. Her birini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirdik. Davud, Süleyman, Eyyup, Yusuf, Musa ve Harun da O' nun neslindendir. Biz iyilik edenleri böyle mükafatlandırırız.
85.Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas'ı da (hidayete erdirdik). Bunların hepsi iyi kimselerdendir.
86. İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik). Her birini (bütün bunları) dünyalara üstün kıldık.
95. Şüphesiz Allah; tohumu ve çekirdeği yarandır. Ölüden diriyi çıkarır; diriden ölüyü çıkarandır.1 İşte Allah budur; nasıl da haktan döndürülüyorsunuz?
96. Sabahı yarandır. Geceyi dinlenme; güneşi ve ay'ı da hesabı bilmeniz için yarattı.2 İşte bu, mutlak galip ve her şeyi bilenin takdiridir.
97. O ki, yıldızları karanın ve denizin karanlıkları içinde yol bulmanız için yarattı. Bilen bir topluluk için ayetleri gerçekten açıklamış bulunuyoruz.
98. O ki, sizi bir candan (Hz.Adem'den) yarattı. (Sonra sizin için) bir karar yeri (ana rahmi), bir de emanet yeri (babanın sulbü veya yeryüzü) vardır. Anlayan bir topluluk için ayetleri gerçekten açıklamış bulunuyoruz.
Açıklamalar
1 "Evet şu kâinatta görünen mevsimlerin değişmesi gibi haşmetli icraat ve seyyaratın tayyare-misal hareketleri gibi azametli harekât ve Arzı insana beşik, Güneşi halka lâmba yapmak gibi dehşetli teshirat ve ölmüş, kurumuş Küre-i Arzı diriltmek, süslendirmek gibi geniş tahvilat gösteriyor ki: Perde arkasında böyle muazzam bir rububiyet var, muhteşem bir saltanatla hükmediyor. Böyle bir saltanat-ı rububiyet, kendine lâyık bir raiyet ister ve şayeste bir mazhar ister. " (S., Onuncu Söz Altıncı Hakikat, s.73)
"Evet nasıl zemin yüzündeki masnuat ve zîhayatlar ve hayattar zemin yüzü, bir Sâni-i Hakîm'in vücub-u vücuduna ve vahdaniyetine şehadet ediyorlar. Öyle de: O zîhayatlar ölümleriyle bir Hayy-ı Bâki'nin sermediyetine ve vâhidiyetine şehadet ediyorlar.(...)
Meselâ yalnız birtek zîhayat olan zemin yüzü, intizamatıyla, ahvaliyle Sâni'i gösterdiği gibi, öldüğü vakit yani kış, beyaz kefeni ile ölmüş o zemin yüzünü kapaması ile nazar-ı beşeri ondan çeviriyor. Veyahut nazar, o giden bahar cenazesinin arkasından maziye gider, daha geniş bir manzarayı gösterir. Yani herbiri birer mu'cize-i kudret olan zemin dolusu bütün geçen baharlar misillü yeni gelecek birer hârika-i kudret ve birer hayattar zemin olan, bahar dolusu hayattar mevcudat-ı arziyenin gelmelerini ihsas ve vücudlarına şehadet ettiklerinden; öyle geniş bir mikyasta, öyle parlak bir surette, öyle kuvvetli bir derecede bir Sâni'-i Zülcelal'in bir Kadîr-i Zülkemal'in, bir Kayyum-u Bâki'nin, bir Şems-i Sermedî'nin vücub-u vücuduna ve vahdetine ve beka ve sermediyetine şehadet ederler ve öyle parlak delaili gösterirler ki, ister istemez bedahet derecesinde "Vahid ve Ehad olan Allah'a iman ettim." dedirtir. (S., Otuz Üçüncü Söz Yirmi Dördüncü Pencere, s.677)
2 "Yani: Semânın müzeyyen tavanına, güneş gibi ışık verici, ısındırıcı bir lambayaı takmak; gece gündüz hatlariyle, kış yaz sahifelerinde mektubat-ı semâdaniyyeyi yazmasına bir nur hokkası hükmüne getirmek ve yüksek minare ve kulelerdeki büyük saatlerin parlayan akrebleri misüllü, kubbe-i semâda Kameri, zamanın saat-ı kübrasına bir akreb yapmak; mütefavit çok hilâller suretinde her geceye güya ayrı bir hilâl bırakıp, sonra dönüp kendine toplamak, menzillerinde kemâl-i mîzanla, dakik hesapla hareket ettirmek ve kubbe-i semâda parlıyan, tebessüm eden yıldızlarla, göğün güzel yüzünü yaldızlamak, elbette nihayetsiz bir saltanat-ı Rubûbiyyetin şeâiridir. Zîşuura, Onu iş'ar eden muhteşem bir ulûhiyyetin işârâtıdır. Ehl-i fikri, îmana ve tevhide dâvet eder. " (S., Otuz İkinci Söz Birinci Mevkıfın Küçük Bir Zeyli, s.603)
Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi
Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.
