Meal
6. En'am Sûresi'nden
152. Yetim malına, en güzeli dışında, erginliğine erişinceye kadar yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı adâletle tam yapın. Biz, hiç kimseye gücünün yetmediğini teklif etmeyiz. Söz söylediğiniz zaman adil olun, ister ki akraba olsun. Allah'ın sözünü yerine getirin. İşte Allah size bunları tavsiye etti.Umulur ki öğüt alırsınız.
153. Bu, benim doğru yolumdur, siz de ona tâbi olun; başka yollara gitmeyin ki, sonra sizi O'nun yolundan ayırır. İşte size bunu tavsiye etti; belki (kötülüklerden) sakınırsınız.
160. Kim iyilikle gelirse, ona onun on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse, ancak misli ile cezalanır. Onlara haksızlık edilmez.1
161. De ki: Şüphesiz beni Rabbim doğru bir yola, hakka yönelen İbrahim'in dosdoğru tevhid dinine hidayet etti. O, müşriklerden değildi.2
162. De ki: Şüphesiz namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, alemlerin Rabbi olan Allah içindir.
163. O'nun ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim.
164. De ki: Allah'tan başka Rab mi arayacağım? O ki, her şeyin Rabbidir. Her nefis ancak kendi aleyhine kazanır. Bir günahkar bir başkasının günahını taşımaz.3 Sonra dönüşünüz Rabbinizedir; ihtilaf ettiğiniz şeyleri size haber verir.
165. O ki, sizi yeryüzünün halifeleri kıldı ve kiminizi kiminizin üstüne derecelerle yükseltti ki verdiklerinde sizi denesin. Şüphesiz Rabbin cezayı çabuk verendir. Şüphesiz O, elbette çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
Açıklamalar
1 "İşte ey gafil insan! Bak Cenâb-ı Hakk'ın fazlına ve keremine! Seyyieyi bir iken bin yazmak, haseneyi bir yazmak veya hiç yazmamak adalet olduğu halde; bir seyyieyi bir yazar, bir haseneyi on, bazen yetmiş, bazen yedi yüz,bazen yedi bin yazar. Hem şu nükteden anla ki; o müdhiş Cehennem'e girmek cezayı ameldir, aynı adildir. Fakat Cennet'e girmek, mahz-ı fazıldır" (S., Yirmi Üçüncü Söz İkinci Mebhas Birinci Nükte, s.321)
"Mademki hasene on misline çıkar. Seyyie, nefsinde, birde münhasır kalır. Sen de haseneden neş'et eden muhabbeti, Muhsinden, Muhsinin müteallikatına teşmil et. Uyûbundan iğmaz-ı ayn et. Seyyieden neş'et eden adaveti, müsi'den müsi'in akaribine veya sair güzel sıfatlarına tecavüz ettirme. Bu edeb-i aliyye-i âdile-i Kur'aniye ile edeblen! Kur'an'ın edebiyle edeblenmeyen, zamanın sillesiyle te'dib olunacağı muhakkaktır."(NİK., Altıncı Ders, s.46)
2 "Hem nasılki bu âyet Risale-in Nur'a ismiyle bakıyor, öyle de Onun isthzarat zamanına da bakar. Çünki "Elbette Rabbim beni dosdoğru bir yola eriştirdi." (En'am Suresi, 6:161) in makam-ı cifrîsi bin üçyüz onaltı ederek Risalet-ün Nur müellifinin ihtiyarsız olarak istihzarat-ı Nuriye'de bulunduğu ve umum mâlumatını Kur'ân'ın fehmine basamaklar yaptğı en hararetli tarih olan bin üçyüz onaltı adedine tam tamına tevâfuku elbette evvelki işâratı te'yid ve onunla teeyyüd ederek Risalet-ün Nur'u daire-i harîmine remzen belki işareten dâhil ediyor.." (Ş., Birinci Şua Yirmi Birinci Ayet veya Ayetler, s.707)
3 "Adâlet-i mahzâyı ifade eden "Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez." (En'am Suresi, 6:164) sırrına göre; bir mü'minde bulunan câni bir sıfat yüzünden sâir masum sıfatlarını mahkûm etmek hükmünde olan adâvet ve kin bağlamak, ne derece hadsiz bir zulüm olduğunu ve bâhusus bir mü'minin fena bir sıfatından darılıp, küsüp; o mü'minin akrabasına adâvetini teşmil etmek, "Muhakkak ki insan çok zalimdir." (İbrahim Suresi, 14:34) sîga-i mübalağa ile gayet azîm bir zulüm ettiğini, hakikat ve şeriat ve hikmet-i İslâmiye sana ihtar ettiği halde; nasıl kendini haklı bulursun,'Benim hakkım var dersin?"(M., Yirmi İkinci Mektub Üçüncü Vecih, s.264)
"Bir taifede, bir cerayandan, bir aşiretten bir ferdin hatasiyle o taifenin, o cereyanın, o aşiretin bütün ferdleri mahkûm ve düşman ve mes'ul tevehhüm ediliyor. Bir hata, binler hata hükmüne geçiriliyor. (...) Kur'anın bir kanun-u esâsîsi, muhabbet ve uhuvvet-i hakikiyeyei te'min eden ve bu Millet-i İslâmiye'yi ve memleketi büyük tehlikeden kurtaran bu kanun-u esâsî ki, 'Birisinin hatasıyle başkası mes'ul olamaz.' Kardeşi de olsa, aşireti ve taifesi de olsa, partisi de olsa o cinayete şerik sayılmaz. Olsa olsa o cinayete bir nevi tarafgirlikle yalnız mânevî günahkâr olup âhirette mes'ul olur; dünyada değil..." (EL-II. Başvekile ve dindar Meb'uslara.., s.82)
"Halbuki şimdiki siyaset-i hâzırada particilik taraftarlığı ile bir câninin cinayetei yüzünden taraftarları veyahut akrabaları dahi şeni' gıybetler ve tezyifler edilip bir tek cinayet, yüz cinayete çevrildiğinden, gayet dehşetli bir kin ve adâveti damarlara dokundurup ki ve garaza ve mukabele-i bimisîle mecbur ediliyor." (EL-II., Başvekil Adnan Menderes'e Mektub, s.172) (STİ., s.27, 56)
Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi
Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.
