Meal
2.Bakara Sûresi'nden
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
1. Elif. Lam. Mim.1
2. Bu O kitaptır ki onda şüphe yoktur.2 Müttakiler (Allah'tan sakınanlar) için rehberdir.
3. Onlar gaybe (Duyularla idrak edilmeyen, insan bilgisi dışında kalan şeyler; mesela Allah, cennet ve cehennem gibi) iman ederler,3 namazı dosdoğru kılarlar 4 ve kendilerine rızk olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcarlar.5
4. Onlar sana indirilene (Kur'an'a) ve senden önce indirilen kitaplara da kesinkes inanırlar.6 Ahirete de şüphesiz bir bilgi ve inan beslerler.7
5. İşte onlar Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridirler.8 (...)
Açıklamalar
1 "Sûrelerin başlarında bulunan huruf-u mukattaa İlahî bir şifredir. Has abdine, onlarla bazı işaret-i gaybiye veriyor. O şifrenin miftahı, o abd-i hastadır, hem onun veresesindedir. Kur'an-ı Hakîm madem her zaman ve her taifeye hitab ediyor; her asrın her tabakasının hissesini câmi' çok mütenevvi' vücuhları, mânaları olabilir." (M., Yirmi Dokuzuncu Mektub Birinci Kısım Üçüncü Nükte, s.390)
"İşte, evâil-i sûredeki (Ha Mim), (Ta Sin), (Elif Lam Mim) gibi hurûf-u kudsiye-i şifre-i İlâhiye hava zerrâtı içinde, zamansız münâsebât-ı dakika-i hafiye tellerini ihtizâza getirecek birer düğüm ve birer düğme harfi olduklarını ve ferşten Arşa mânevî telsiz telefon muhâberât-ı kudsiyeyi îfâ etmeleri, o şifre-i kudsiye-i İlâhiyenin şe'nindendir ve vazifesidir ve gayet mâkuldür." (O.L.,Yirmi Sekizinci Lem'a, s.610) (Ayrıca bk. İİ., Sûre-i Bakara, s.31-34; S., Yirmi Beşinci Söz-Mu'cizât-ı Kur'aniye Risalesi- Birinci Şule Birinci Şua İkinci Suret Üçüncü Nokta, s.374)
2 "İşte Rabbimizi bize târif eden Kur'an-ı Hakîm; şu kitab-ı kebîr-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi.. Şu sahâif-i Arz ve Semâda müstetir künûz-u Esmâ-i İlahiyenin keşşafı.. Şu sutûr-u hâdisatın altında muzmer hakaikın miftahı (...)Şu âlem-i insaniyetin mürebbisi, hikmet-i hakîkisi, mürşid ve hâdîsi.. Hem bir kitab-ı hikmet ve şeriat, hem bir kitab-ı dua ve ubûdiyet, hem bir kitab-ı emir ve dâvet, hem bir kitab-ı zikir ve mârifet gibi; bütün hâcât-ı maneviyesine karşı birer kitap ve bütün ehl-i mesâlik ve meşârib olan evliya ve sıdıkînin, asfiya ve muhakkikînin (her birinin) meşreblerine lâyık birer risale ibraz eden bir 'Kütübhane-i Mukaddese' dir. (S., On Dokuzuncu Söz-Risalet-i Ahmediye'ye Dairdir- On dördüncü Reşha, s.242)
"Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyanın altı ciheti parlaktır ve nurludur. Evham ve şübehat içine giremez. Çünki arkası Arş'a dayanıyor; o cihette nur-u vahiy var. Önünde ve hedefinde saadet-i dâreyn var. Ebede, âhirete el atmış; Cennet ve saadet nuru var. Üstünde sikke-i i'caz parlıyor. Altında bürhan ve delil direkleri var. İçi hâlis hidayet. Sağı "Akıl etmezler mi?" (Yasin Suresi, 36:68) ler ile ukûlü istintakla 'Sadakte' dedirtiyor. Solunda; kalblere ezvak-ı ruhanî vermekle, vicdanları istişhad ederek 'Bârekâllah' dediren Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'a hangi köşeden, hangi evham ve şübehatın hırsızları girebilir!.." (M., On Dokuzuncu Mektub-Mu'cizât-ı Ahmediyye Risalesi- On sekizinci İşaret Üçüncü Nükte, s.189) (Ayrıca bk. S., Yirmi Beşinci Söz-Mu'cizât-ı Kur'aniye Risalesi- Birinci Şule Birinci Şua İkinci Suret İkinci Nokta, s.373; İİ., Huruf-u Mukatta'a ve İ'caz-ı Kur'an, s.36 ve 124; STİ., Kur'anın Hâkimiyet-i Mutlakası, s.30; EL-II., Tercümenin Bir Hülâsası, s.92)
3 "Gaybe..."(Bakara Suresi, 2:3)Yani, nifaksız ihlas-ı kalb ile iman ediyorlar. Veya iman edilen şeyler gayb olmakla beraber iman ediyorlar. Veyahut gaibe veya âlem-i gayba iman ediyorlar. İman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın tebliğ ettiği zaruriyat-ı diniyeyi tafsilen ve zaruriyatın gayrisini icmalen tasdik etmekten hasıl olan bir nurdur." (İİ.,İman-ı Bilgayb, s.41)
4 "Evet, nasıl ki Fâtiha Kur'ana, insan kâinata fihristedir; namaz da hasenata fihristedir. Çünki namaz; savm, hac, zekat ve sair hakikatları hâvi olduğu gibi, idrakli ve idraksiz mahlûkatın ihtiyarî ve fıtrî ibadetlerinin nümunelerine de şamildir. Meselâ: Secdede, rükû'da, kıyamda olan melaikenin ibadetlerini, hem taş, ağaç ve hayvanların o ibadetlere benzeyen durumlarını andıran bir ibadettir. (...) Namaz, kalblerde azamet-i İlâhiyyeyi tesbit ve idame.. ve akılları Ona tevcih ettirmekle adalet-i İlâhiyyenin kanununa itaat.. ve nizam-ı Rabbânîye imtisal ettirmek için yeğane İlâhî bir vesiledir." (İİ., İmanı Bilgayb, s.42,43)
5 "Namaz (İmadüddîn) 'yani dinin direği ve kıvamı olduğu gibi, zekat da İslâmın kantarası, yani köprüsüdür. Demek birisi dini, diğeri asayişi muhafaza eden İlahî iki esastırlar. Bunun için birbirine bağlanmışlar.(...)
Evet, zekatın vücubu ile ribanın hurmetinde büyük bir hikmet, yüksek bir maslahat, geniş bir rahmet vardır. Evet eğer tarihî bir nazarla sahife-i âleme bakacak olursan ve o sahifeyi lekelendiren beşerin mesavîsine, hatalarına dikkat edersen, heyet-i içtimaiyede görünen ihtilâller, fesadlar ve bütün ahlâk-ı rezilenin iki kelimeden doğduğunu görürsün. Birisi: 'Ben tok olayım da, başkası açlığından ölürse ölsün bana ne.'
İkincisi: 'Sen zahmetler içinde boğul ki, ben nimetler ve lezzetler içinde rahat edeyim.'
Âlem-i insaniyeti zelzelelere maruz bırakmakla yıkılmağa yaklaştıran birinci kelimeyi sildiren ancak zekattır.
Nev'-i beşeri umumî felâketlere sürükleyen ve bolşevikliğe sevkedip terakkiyatı, asayişi mahveden ikinci kelimeyi kökünden kesip atan, hurmet-i ribadır.' (İİ., Sadaka, s.45) (Ayrıca bk. S., Yirmi Beşinci Söz-Mu'cizât-ı Kur'aniye Risalesi- Birinci Şule Birinci Şua İkinci Suret Birinci Nokta, s.371)
6 "Ey insanlar! Kur'ana îman ettiğiniz gibi kütüb-ü sâbıkaya da iman ediniz. Çünki Kur'an, onların sıdkına delil ve şahiddir.(...) Ey ehl-i kitab! Geçmiş olan enbiya ve kitablara iman ettiğiniz gibi, Hazret-i Muhammed (A.S.M.) ile Kur'ana da iman ediniz! Zira onlar, Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) gelmesini tebşir ettikleri gibi, onların ve kitablarının sıdkına olan deliller, hakikatıyla, ruhuyla Kur'anda ve Hazret-i Muhammed'de (A.S.M.) bulunmuştur. Öyle ise, Kur'an Allah'ın kelâmı ve Hazret-i Muhammed (A.S.M.) de resulü olduğunu tarîk-i ûlâ ile kabul ediniz ve etmelisiniz." (İİ., İmanı Bilahiret, s.49)
7 "Bu âyet, haşir mes'elesine işarettir.(...) Kasd ve iradeden doğan bir nizam-ı ekmel vardır. Bu şahidleri tezkiye eden, istikra-i tamdır ki; her fen, mevzuu bulunduğu nev'in nizamına bir şahid-i âdildir. Ve keza yevm ve sene vesaire gibi her nev'de, nev'î bir kıyamet-i mükerrere vardır. Ve keza beşerdeki istidad, kıyamete bir remizdir. Ve keza beşerin gayr-ı mütenahî meyil ve emelleri, kıyameti ister. Ve keza Sâni'-i Hakîm'in rahmet hazinesinin mahall-i sarfı, ancak kıyamet ve haşirdir. Ve keza sıdk ve emanetle maruf Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, sarahaten ilân ediyor. Ve keza Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan "O sizi halden hale sokarak yaratmıştır. (Nuh Suresi, 71:14) * "Rabbin, kullarına haksızlık edecek değildir." (Fussilet Suresi, 41:46) âyetleriyle ve bu âyetlerin emsaliyle haşrin vukuunu kat'iyyetle isbat ediyor. İşte tam ona baliğ olan şahidler, saadet-i ebediyenin anahtarı olup, o Cennet'in kapılarını açarlar." (İİ., Delail-i Haşr, s.53) (Ayrıca bk. S., Yirmi Dokuzuncu Söz İkinci Maksad, s.515; İİ., Kıyamet ve Ahiret Üç ve Dördüncü Noktalar, s.144)
8 "...işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir."(Bakara Suresi, 2:5) da bir sükût var, bir ıtlak var. Neye zafer bulacaklarını tayin etmemiş. Tâ herkes istediğini içinde bulabilsin. Sözü az söyler, tâ uzun olsun. Çünki bir kısım muhatabın maksadı ateşten kurtulmaktır. Bir kısmı yalnız Cennet'i düşünür. Bir kısım, saadet-i ebediyeyi arzu eder. Bir kısım, yalnız rıza-yı İlahîyi rica eder. Bir kısım, rü'yet-i İlahiyeyi gaye-i emel bilir ve hâkeza.. bunun gibi pek çok yerlerde Kur'an, sözü mutlak bırakır, tâ âmm olsun. Hazfeder, tâ çok manaları ifade etsin. Kısa keser, tâ herkesin hissesi bulunsun. İşte 'felaha erenler..' der. Neye felah bulacaklarını tayin etmiyor. Güya o sükûtla der: 'Ey müslümanlar! Müjde size. Ey müttaki! Sen Cehennem'den felah bulursun. Ey sâlih! Sen Cennet'e felah bulursun. Ey ârif! Sen rıza-yı İlahîye nail olursun. Ey âşık! Sen rü'yete mazhar olursun.' ve hâkeza.." (S., Yirmi Beşinci Söz Birinci Şule İkinci Şua Birinci Lem'a, s.394) (bk. İİ., Delail-i Haşr Beşinci Me'haz, s.63)
Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi
Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.
