Meal
7. A'raf Sûresi'nde
143. Musa, tayin ettiğimz vakitte gelip de Rabbi onunla konuşunca: "Rabbim, bana görün; sana bakayım" dedi. O da: "Sen beni asla göremezsin. Ancak dağa bak; eğer yerinde durursa, sen de beni görürüsün" dedi. Rabbi dağa tecelli edince, onu param parça etti ve Musa baygın düştü. Ayılınca: "Seni tenzih ederim. Sana tövbe ettim ve ben, mü'minlerin ilkiyim" dedi.1
144. (Allah) buyurdu: "Ey Musa, şüphesiz ben, seni mesajlarımla ve kelamımla insanların üzerine seçtim. O halde sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol".
158. (Ya Muhammed) de ki: "Ey insanlar, şüphesiz ben; sizin hepinize gönderilen Allah'ın peygamberiyim. O (Allah) ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O'ndan başka İlah yoktur. Diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve O'nun ümmi Peygamberi olan elçisine iman edin. ki O da Allah'a ve kelimelerine iman eder Ona tabi olun ki hidayete eresiniz".2
196. Şüphesiz benim velim (dostum); kitabı indiren Allah'tır. O, Salihlere de velilik eder.
197. O'ndan başka taptıklarınız, ne size yardım etmeğe güç yetirirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.
198. Eğer onları doğru yola çağırırsanız, (sizi) duymazlar. Onların sana baktıklarını görürsün, halbuki onlar görmezler.
199. (Ey Muhammed) sen affı (kolaylık yolunu) tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.
200. Eğer seni şeytandan bir fit dürterse, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, hakkıyle işiten, her şeyi bilendir.3
Açıklamalar
1 "Şu fıkra ile, Tûr-i Sinâ'daki münâcât-ı Mûseviyede (a.s.) vuku bulan tecelliye-i celâliye heybetinden koca dağ parçalanıp dağılması ve o haşyetten taşların etrafa yuvarlanması olan vakıa-i meşhureyi ihtarla şöyle bir mânâyı ders veriyor ki: Ey kavm-i Mûsâ! Nasıl Allah'tan korkmuyorsunuz? Halbuki, taşlardan ibaret olan dağlar, Onun haşyetinden ezilip dağılıyor. Ve sizden ahz-ı misak için üstünüzde Cebel-i Tûr'u tuttuğunu, hem taleb-i rüyet hadisesinde dağın parçalanmasını bilip ve gördüğünüz halde, ne cesaretle Onun haşyetinden titremeyip kalbinizi katılık ve kasavette bulunduruyorsunuz?" (S., Yirminci Söz Birinci Makam, s.250)
2 " Ey nefis! Az bir ömürde hadsiz bir amel-i uhrevî istersen ve her bir dakika-i ömrünü bir ömür kadar faydalı görmek istersen ve âdetini ibadete ve gafletini huzura kalb etmeyi seversen, Sünnet-i Seniyyeye ittibâ et. Çünki; bir muamele-i şer'iyeye tatbik-i amel ettiğin vakit, bir nevi huzur veriyor, bir nevi ibadet oluyor, uhrevî çok meyveler veriyor. Meselâ: Birşeyi satın aldın. Îcab ve kabul-i şer'iyeyi tatbik ettiğin dakikada, o âdi alış-verişin bir ibadet hükmünü alır. O tahattur-u hükm-ü şer'î bir tasavvur-u vahy verir. O dahi, Şârii düşünmekle bir teveccüh-ü İlahî verir. O dahi, bir huzur verir. Demek Sünnet-i Seniyeye tatbik-i amel etmekle bu fâni ömür, bâki meyveler verecek ve bir hayat-ı ebediyeye medar olacak olan faideler elde edilir." (S., Yirmi Dördüncü Söz Beşinci Dal Üçüncü Meyve, s.362) (Ayrıca bk. S., 33.Söz Otuz İkinci Pencere, s.688)
3 "Acaba, iman varken, Cenâb-ı Hakkın o kadar şiddetli tehdidâtına ehemmiyet vermemek nasıl oluyor? Nasıl îman gitmiyor? "Muhakkak ki şeytanın hilesi pek zayıftır." (Nisa Suresi, 4:76) sırrıyle: Şeytanın gayet zaif desiselerine kapılıp Allah'a isyan ediyor.(...) Çünki:Sâbıkan dediğimiz gibi şeytan cüz'î bir emr-i ademî ile insanı mühim tehlikelere atar. Hem insandaki nefis ise, şeytanı her vakit dinler. Kuvve-i şeheviye ve gazabiye ise, şeytan desiselerine hem kâbile, hem nâkile iki cihaz hükmündedirler. İşte bunun içindir ki, Cenab-ı Hakk'ın "Gafur", "Rahîm" gibi iki ismi, tecelli-i a'zamla ehl-i imana teveccüh ediyor. Ve Kur'an-ı Hakîm'de Peygamberlere en mühim ihsanı, mağfiret olduğunu gösteriyor ve onları, istiğfar etmeye davet ediyor. "Bismillahirrahmanirrahim" kelime-i kudsiyesini her sure başında tekrar ile ve her mübarek işlerde zikrine emretmesiyle, kâinatı ihata eden rahmet-i vasiasını melce ve tahassüngâh gösteriyor ve "Allah'a sığın." emriyle "Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılmış olan şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım." kelimesini siper yapıyor." (L., On Üçüncü Lem'a Beşinci İşaret, s.74) (Ayrıca bk. S., Yirmi Birinci Söz İkinci Makam, s.274)
Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi
Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.
