Sayfa

Meal

16. Nahl Sûresi'nden
69. "Sonra bütün meyvelerden ye; Rabbinin yoluna kolaylaştırılmış olarak git". Onların karınlarından renkleri farklı bir şerbet çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir kavim için elbette bir ayet vardır.1
70. Allah sizi yarattı, sonra sizi öldürür. İçinizden kimi ömrün en reziline döndürülür ki, ilminden sonra bir şey bilmesin. Şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeye gücü yetendir.
71. Allah, rızık hususunda bazınızı bazınıza üstün kıldı. Üstün kılınanlar, sağ ellerinin sahip olduklarına (köle ve hizmetçilerine) vermiyorlar ki rızıkta hepsi eşit olsunlar. Allah'ın nimetini mi inkar ediyorsunuz?
72. Allah size kendinizden eşler yarattı ve eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar yarattı / verdi. Ve sizi temiz gıdalarla besledi. Onlar hâlâ batıla iman edip Allah'ın ayetlerini mi inkar ediyorlar?
77. Göklerin ve yerin gaybi Allah'a aittir. Kıyametin işi ancak göz kırpma gibidir yahut o, daha yakındır.2 Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.3
78. Allah sizi, analarınızın karınlarından hiçbir şey bilmez olarak çıkardı. Size kulaklar, gözler ve gönüller verdi, belki siz şükredersiniz.
79. Göğün boşluğunda uçuşan kuşlara bakmadılar mı? Onları ancak Allah tutuyor. Şüphesiz bunda iman eden bir toplum için gerçekten ibretler vardır....

Açıklamalar

1 "İşte ilhama mahzar olan arı, örümcek ve yuvasını çorap gibi ören bülbül gibi hayvanatı bu sineğe kıyas et. (...) Bak o Hakîm-i Zülcelâle; nasıl Kitab-ı Mübînin düsturlarınadan, arı vazifesine ait mikdarını bir tezkerede yazmış, arının başındaki sandukçaya koymuştur. O sandukçanın anahtarı da, vazifeperver arıya has bir lezzettir. Onunla sandukçayı açar, proğramı okur; emri anlar, hareket eder." (L., On Yedinci Lem'a Sekizinci Nota sonu, s.126)

2 "İşte, şu işleri nihayet hüsn-ü san'at ve kemâl-i intizamla yapan ve şu birbiri arkasında gelen ve zaman ipine takılan seyyar âlemleri nihayet hikmet ve inayet ve kemâl-i kudret ve san'atla değiştiren Zat, elbette gayet Kadîr ve Hakîmdir, nihayet derecede Basîr ve Alîmdir. Tesadüf onun işine karışamaz. İşte, o Zât-ı Zülcelâldir ki, şöyle ferman ediyor: 'Kıyametin gerçekleşmesi göz açıp kapayıncaya kadar, yahut ondan da yakındır.' (Nahl Suresi, 16:77) deyip, hem kemâl-i kudretini ilân, hem kudretine nisbeten haşir ve kıyamet gayet sehl ve külfetsiz olduğunu beyan ediyor. Emr-i tekvinîsi kudret ve iradeyi tazammun ettiğini ve bütün eşya, evâmirine gayet musahhar ve münkad olduklarını ve mübaşeretsiz, muâlecesiz halk ettiği için icadındaki suhulet-i mutlakayı ifade için, sırf bir emirle işler yaptığını, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyan ile ferman ediyor." (S., On Altıncı Söz İkinci Şua, s.197) (Ayrıca bk. S., Onuncu Söz Hatime ve On Dördüncü Söz, s.92 ve 165; L., Yirmi Üçüncü Lem'a Hatime, s.193; Ş., İkinci Şua Uzun Bir Haşiye, Yedinci Şua-Ayetül Kübra İkinci Bab İkinci Sır ve On Birinci Şua Yedinci Mes'ele, s.37, 161 ve 209)

3 (bk. S., Onuncu Söz Hatime ve On Dördüncü Söz, s.92 ve 165; L.,Yirmi Üçüncü Lem'a Hatime, s.193; Ş., İkinci Şua Uzun Bir haşiye, Yedinci Şua Ayet-ül Kübra İkinci Bab İkinci sır ve On Birinci Şua Yedinci Mes'ele, s.37, 161 ve 209)


Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi

Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.

Yükleniyor...