Sayfa

Meal

24. Nur Sûresi'nden
45. Allah, her hayvanı sudan yarattı.1 Onlardan kimi karnı üzeri yürür; kimi de iki ayak üzere yürür; kimi de dört (ayak) üzere yürür. Allah dilediği şeyi yaratır. Şüphesiz Allah, her şeye kadirdir.
46. Andolsun, gerçekten size açık açık ayetler indirdik. Allah dilediği kimseyi dosdoğru yola iletir. (...)
25. FURKAN SURESİ'NDEN
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
1. Alemlere bir uyarıcı olması için kuluna Furk'an'ı indiren 2 Allah pek yücedir!
2. O ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur.3 Evlat edinmedi. Mülkte ortağı yoktur. Her şeyi yaratıp takdir etmekle (iyice) takdir etti.
43. Arzusunu (kendisine) tanrı edineni gördün mü? 4 (Resûl'üm) Onun üzerine sen mi vekil olacaksın?
44. Yoksa sen, gerçekten çoklarının işiteceklerini (söz dinleyeceklerini) yahut akıllarını çalıştıracaklarını mı sanıyorsun? Onlar ancak hayvanlar gibidirler, hatta onlar yolca daha sapıktırlar.
45. Görmedin mi Rabbin, gölgeyi nasıl uzattı? Eğer dileseydi, onu elbette durgun (hareketsiz) kılardı. Sonra güneşi ona delil kıldık.
46. Sonra onu azar azar kendimize (başka yöne) çektik.
47. O ki, geceyi size örtü, uykuyu dinlenme kıldı ve gündüzü de (işe) dağılma zamanı kıldı.

Açıklamalar

1 " Nutfe denilen mutemasil su katrelerinden ve toprak, müteşabih tohumlarından ve az farklı habbeciklerinden ve sineklerin birbirinin aynı olan yumurtacıklarından ve kuşların aynı havadan, birbirinin aynı nutfelerinden, hem birbirinin misli veya az farklı yumurtalarından o hadsiz efradı bulunan ve birbirinden suretçe, sanatça ve maişetçe ayrı ayrı yüz binler zîhayatları dirilten ve zemin ve bahar sayfasında yüz bin başka başka kitapları beraber, birbiri içinde, hatâsız, mükemmel yazan, hadsiz bir dikkat ve nihayetsiz bir hikmetle iş gören, tasarruf eden bir Zât-ı Hayy-ı Kayyûm ve Muhyî bir Hallâk-ı Alîm olduğuna kanaat getirmeyen, elbette hem kendini, hem bütün zeminde ve zaman şeridine asılan bütün geçmiş baharlarda ve hayatlı zemin ve feza yüzlerinde bulunmuş bütün zîhayatları inkâr etmeye ve en ahmak ve bedbaht bir zîhayat olmaya mecburdur." (Ş.,On Beşinci Şua Birinci Makam Altıncı kelime, s.601) (Ayrıca bk. S.,Yirmi Beşinci Söz-Mu'cizat-ı Kuraniyye Risalesi- Birinci Şule İkinci Şua Yedinci Sırr-ı Belâgat, s.424)

2 "Hem mâden-i kemâlât ve muallim-i ahlâk-ı âliye olan o dellâl-ı vahdâniyet ve saadet, kendi kendine söylemiyor, belki söylettiriliyor. Evet, Hâlık-ı Kâinat tarafından söylettiriliyor. Üstad-ı Ezelîsinden ders alır, sonra ders verir. Çünkü, sabık işaretlerde kısmen beyan edilen binler delâil-i nübüvvetle, Hâlık-ı Kâinat, bütün mucizâtı O'nun elinde halketmekle gösterdi ki, o, O'nun hesabına konuşuyor, O'nun kelamını tebliğ ediyor. Hem O'na gelen Kur'an ise; içinde, dışında kırk vech-i i'caz ile gösterir ki, O Cenâb-ı Hakkın tercümanıdır." (M.,On Dokuzuncu Mektub On Dokuzuncu Nükteli İşaret Dördüncü Esas, s.192)

3 (bk. Nûr Sûresi 42.âyet açıklaması, s.56)

4 "Zira: İnsan, cibilliyeti ve fıtratı hasebiyle nefsini sever. Belki, evvelâ ve bizzat yalnız zâtını sever; başka herşeyi nefsine feda eder. Mâbuda lâyık bir tarzda nefsini metheder; mâbuda lâyık bir tenzihle nefsini meâyipten tenzih ve tebrie eder. Elden geldiği kadar kusurları kendine lâyık görmez ve kabul etmez. Nefsine perestiş eder tarzında, şiddetle müdafaa eder. Hattâ, fıtratında tevdi edilen ve Mâbud-u Hakikînin hamd ve tesbihi için ona verilen cihazat ve istidadı kendi nefsine sarf ederek, "Nefsinin arzusunu kendine mâbud edinen kimse." (Furkan Suresi, 25:43) sırrına mazhar olur. Kendini görür, kendine güvenir, kendini beğenir." (S., Yirmi Altıncı Söz Zeyl Birinci Hatve, s.477) (Ayrıca bk. L., Yirmi Sekizinci Lem'a, s.275; MN., Onuncu Risale Birinci Hatve, s.207)


Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi

Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.

Yükleniyor...