Sayfa

Meal

35. Fatır Sûresi'nden
34. Cennet'te "Bizden üzüntüyü gideren Allah'a hamdolsun. Şüphesiz Rabbimiz elbette çok bağışlayıcı, çok karşılık verendir!" derler.
35. 'O (Allah) ki, bizi lütfundan ikamet yurduna (Cennet'e) kondurdu. Orada bize bir yorgunluk dokunmaz ve orada bize bir usanç da gelmez".
40. De ki: Allah'tan başka taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Bana gösterin; yerden ne yarattılar? Yoksa onların göklerde ortaklığı mı var? Yoksa onlara bir kitap verdik de, onlar ondan dolayı bir delil üzerindeler mi? Hayır! O zalimler birbirine, ancak aldatmaca va'dediyorlar.
41. Şüphesiz Allah, yeri ve gökleri, zeval bulmalarından (nizamları bozulmasın diye) tutuyor. Eğer zeval bulurlarsa, O'ndan sonra onları hiçbir kimse tutamaz.1 Gerçekten O, çok yumuşak, çok bağışlayıcıdır. (...)
36. YASİN SURESİ'NDEN
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
1. Ya. Sin.2
2, 3, 4. Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki,3 gerçekten sen, elbette doğru bir yol üzerine gönderilenlerdensin.4
5. (Bu Kur'an) mutlak galip, çok esirgeyen (Allah)ın indirmesidir.
6. Ataları uyarılmayan; bu yüzden gafil (kalan) bir kavmi uyarman için (indirilmiştir).
7. Andolsun, gerçekten söz (azap) çoklarına hak oldu; artık onlar iman etmezler.

Açıklamalar

1 "Bu kâinatın Hâlik-ı Zülcelâli, Kayyûm'dur. Yani; bizâtihî kaimdir, daimdir, bâkidir. Bütün eşya O'nunla kaimdir, devam eder.. ve vücudda kalır, beka bulur. Eğer kâinattan bir dakikacık olsun o nisbet-i Kayyûmiyet kesilse, kâinat mahvolur. (...) Şu kâinattaki ecrâm-ı semaviyenin kıyamları, devamları, bekaları; sırr-ı Kayyûmiyetle bağlıdır. Eğer o cilve-i Kayyûmiyet bir dakikada yüzünü çevirse, bir kısmı Küre-i Arz'dan bin defa büyük milyonlarla küreler, feza-yı gayr-ı mütenahî boşluğunda dağılacak, birbirine çarpacak, ademe dökülecekler." (L., Otuzuncu Lem'a Altıncı Nükte Bir ve İkinci Şua, s.341 ve 344)

2 (bk. Bakara Suresi 1.âyet açıklaması, s.2)

3 "Yani, "Hikmetli Kur'ana kasem ederim. Sen Resullerdensin." Şu kasem işaret eder ki, Risaletin hücceti o derece yakînî ve haktır ki, hakkaniyette makam-ı ta'zim ve hürmete çıkmış ki, onunla kasem ediliyor. İşte şu işaret ile der: "Sen Resûlsün. Çünki senin elinde Kur'an var. Kur'an ise, haktır ve Hakk'ın kelâmıdır. Çünki içinde hakikî hikmet, üstünde sikke-i i'câz var." (S., Yirmi Beşinci Söz-Mu'cizat-ı Kur'aniyye Risalesi- Birinci Şule Birinci Şua İkinci Suret Beşinci Nokta, s.382) (Ayrıca bk. M., Yirmi Dokuzuncu Mektub Birinci Kısım İkinci Nükte, s.389)

4 Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, hilkaten en mutedil bir vaziyette ve en mükemmel bir surette halkedildiğinden, harekât ve sekenatı, itidal ve istikamet üzerine gitmiştir. Siyer-i Seniyesi, kat'î bir surette gösterir ki: Her hareketinde istikamet ve itidal üzere gitmiş, ifrat ve tefritten içtinab etmiştir. Evet Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol." (Hud Suresi, 11:112) emrini tamamıyla imtisal ettiği için, bütün ef'al ve akval ve ahvalinde istikamet, kat'î bir surette görünüyor." (L., On Birinci Lem'a On Birinci Nükte Üçüncü Mes'ele, s.60)


Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi

Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.

Yükleniyor...