Sayfa

Meal

39. Zümer Sûresi'nden
73. Rablerinden korkanlar da Cennet'e bölük bölük edildiler. Nihayet oraya geldikleri zaman ki, zaten kapıları da açılmış, bekçileri onlara: "Selam size! (Günah kirinden) temizlendiniz. Ebedi kalıcılar olarak girin oraya!" dediler.1
74. Onlar da: "Hamdolsun O Allah'a ki, bize va'dini doğruladı ve bizi bu yere mirasçı kıldı. Cennetten dilediğimiz yere konarız. Çalışanların mükâfatı ne güzel!" dediler.
75. Meleklerin Arş'in etrafını kuşattıktlarını görürsün; Rablerini hamd ile tesbih ederler. (Kulların) aralarında hak ile hükmolundu ve "Alemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun!" denildi.
40. MÜ'MİN (ĞAFİR) SURESİ'NDEN
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA
1. Ha. Mim.2
2, 3. Kitabın indirilmesi, mutlak galip, hakkıyla bilen; günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı çetin ve lütuf sahibi Allah'tandır.3 O'ndan başka İlâh yoktur. Dönüş yalnız O'nadır.
13. O ki, size ayetlerini gösterir4 ve size gökten rızk indirir. Ancak (O'na) yönelen kimse öğüt alır.
14. Öyleyse, kafirler hoşlanmasa da, dini O'na has kılarak (dindar ve muhlis olarak) Allah'a ibadet edin.5
15. (O'nun) dereceleri yüksektir, Arş'in sahibidir. Ruhu (vahyi) emri ile kullarından dilediğinin üzerine bırakır ki, kavuşma (kıyamet) gününden korkutsun.
16. O gün (kabirlerinden) çıkarlar. Onlardan Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz. "Bugün mülk kimindir?"(denir). Bir tek, kahreden Allah'ındır (cevabı verilir). (...)

Açıklamalar

1 "Evet, Cenâb-ı Hak, gayr-i mütenaî hikmetler için bu âlemi, imtihana sahne yaptı; yine sonsuz hikmetler için tegayyürata, tahavvülâta, inkılâblara mahal olmasını irade etti; ve yine sonsuz gayeler için hayır ile şerri, nef' ile zararı, hüsün ile kubhu, hülâsa iyilikle kötülüğü karışık bir şekilde Cennet ve Cehennem'e tohum olmak üzere kâinatın şu mezraasına serpti. Evet madem ki bu âlem, nev'-i beşerin imtihan meydanıdır ve müsabaka yeridir; iyilikle kötülüğün birbirinden tefrik edilemiyecek derecede muhtelit ve karışık olmaları lâzımdır ki, insanların dereceleri tezahür etsin. İmtihan ve tecrübe zamanları bittikten sonra, kötü insanlar: 'Ey günahkârlar, bu gün ayrılın!' (Yasin Suresi, 36:59) "Ey mücrimler! Bir tarafa çekiliniz" diye olan tüy ürpertici, sâıka-vâri, şiddetli emr-i İlâhîye maruz kalacakları gibi; iyi insanlar da "Fedhuluhe hâlidîn." "Daimî kalmak üzere Cennet'e giriniz." diye olan Cenâb-ı Hakk'ın mün'imane, şefikane, lütufkârane emirlerine mazhar olacaklardır. İnsanlar bu iki kısma ayrıldıktan sonra, kâinat da tasfiye ameliyatına uğrayacak. Kötülüğü, şerri tevlid eden maddelerin bir tarafa çekilmesiyle Cehennem'in; iyiliği, hayrı, nef'i doğuran maddelerin de diğer tarafa çekilmesiyle Cennet'in techizatları ikmal edilecektir. " (İİ, Kıyamet ve Ahiret, s.141) (Ayrıca bk. S., Yirmi Dokuzuncu Söz İkinci Maksad Dördüncü Esas Üçüncü Mes'ele, s.533)

2 (bk. Bakara Sûresi 1.âyet açıklaması, s.2)

3 "Bu âyetin mâna-yı işârisi, Resail-in-Nur ile münasebetei çok kuvvetlidir. Bir ciheti şudur ki, Risalet-ün Nur'un ve şakirdlerinin mesleği, dört esas üzerine gidiyor.
Birincisi tefekkürdür; Hakîm ismine bakıyor. Biri de şefkattir, hadsiz olan fakrını hissetmektir ki; Rahman ve ve Rahîm isimlerine bakıyor.
Hem şu âyet nasılki Resail-in Nur'un te'lif ve tekemmül tarihine tevafukla parmak basıyor, öyle de "Tenzîlun" kelimesiyle -vakf mahalli olmadığından tenvin "nun" sayılmak cihetiyle- makamı beşyüz kırkyedi (547) olarak Sözler'in ikinci ve üçüncü ismi olan Resail-in Nur ve Risale-i Nur'un adedi olan beşyüz kırksekiz veya kırkdokuza (548-549) şeddeli "nun" bir "nun" sayılmak cihetiyle pek cüz'î ve sırlı bir veya iki farkla tevafuk ederek remzen ona bakar, dairesine alır." (Ş., Birinci Şua Yirmibeşinci Ayet, s.714)

4 "Zira, gözün nûru, nûr-u îmanla ışıklanırsa ve kavîleşirse, bütün kâinat gül ve reyhanlar ile müzeyyen bir Cennet şeklinde görünür. Gözün gözbebeği de, bal arısı gibi, bütün kâinat safhalarında menkuş gül ve çiçek gibi delillerinden, bürhanlarından alacağı ibret, fikret, ünsiyet gibi üsare ve şiralarından vicdanda o tatlı, iman balları yapar. Eğer o göz küfür zulmetiyle kör olursa; dünya, genişliğiyle beraber bir hapishane şekline girer. Bütün hakaik-i kevniye, nazarından gizlenir. Kâinat ondan tevahhuş eder. Kalbi, ahzan ve ekdar ile dolar." (İİ., Mahiyet-i Küfür sonu, s.70)

5 "İbadetin ruhu ihlâsdır. İhlâs ise, yapılan ibadetin yalnız emredildiği için yapılmasıdır. Eğer başka bir hikmet ve bir faide ibadete illet gösterilirse, o ibadet bâtıldır. Faideler, hikmetler yalnız müreccih olabilirler, illet olamazlar." (İİ., İbadetin Hakikatı İhtar, s.85)
"Zaten ibadet, Cennet'e girmek ve Cehennem'den kurtulmak için kılınmaz; bozulur. Belki rızâ-yı İlâhi ve emr-i Rabbanî için yapılır." (EL-II., s.152)


Hizb'ul Kur'an Meal Tefsir Çalışması Hakkında | Risale-i Nur'dan Hizb'ul Kur'an'ın Ehemmiyeti ile alakalı mektuplar | Kaynaklar ve Kısaltmalar | Ayet ve Sure İndeksi

Bu sayfada görmüş olduğunuz Hizb-ül Kur'an sayfaları Hizmet Vakfı tarafından hazırlanan Hizb'ül-Kur'an'dan alınmıştır. İzinsiz olarak alınıp çoğaltılması yasaktır.

Yükleniyor...