Bitkinin Hayvana Üstünlüğü
Bil ki: Ey hayvan, bitkiye karşı iftihara kalkışma! Çünkü o bitki kardeşindeki ince san’at sendekinden fazladır. Görmez misin hayvan cinsleri etleri itibarıyla birbirine yakın veya birbirine emsal iken meyve cinsleri, hatta nev’ileri, hatta sınıflarının etleri birbirinden farklıdır. Bu durum kader kaleminin onları daha zarif işlediğine bir emaredir.
Keza neslin bereketi hayvanda veya beşerde yedi ise, bitki ve ağaçta yetmiştir, yedi yüzdür, yedi bindir. Ancak balık bundan müstesnadır. Ondaki hayvanî hisler zayıf olduğu için bitkilere ilhak edilmiştir. Bu hâl işaret eder ki, o da hububat gibi yenilmek içindir. İşte bu, ondaki hayırlılık ve ehemmiyete bir alâmettir.
Keza kardeşin olan bitki ve ağaç, kendilerine hizmet edilen mütevekkil varlıklardır. Hem kendilerinin hem de sayıca çok olan evlatlarının rızıkları onlara gelir. Öyle ki sanki her ağacın kökü rahmet hazinesiyle muttasıldır, o köke o hazineden bir menfez vardır.
Rahmet, onların muhtelif ihtiyaçlarına muvafık şeyleri taksim eder. Mesela incirin yavrularına hâlis bir süt, narın çocuklarına tertemiz bir içecek, zeytinin evladına mübarek bir dühn, cevize nurlu bir yağ verir ve hakeza. İşte bu da bir hürmet alâmetidir.
İşte ey kibirli hayvan! Senden aşağıda olanın üç mertebe sana üstün kılınmasına sebep, senin enaniyetin, hırsın ve ihtiyarındır. Öyleyse Allaha teslim ol ki selâmette kalasın.