İşaratül-İcaz 7. Ders - Allaha ibadet
Burada كَ harfinde iki nükte var:
1-Daha önce zikredilen kemâl vasıfları için -iltifat sırrıyla- hitabı tazammun eder. Çünkü bu sıfatları birer birer zikretmek zihni harekete geçirir, onu hazırlar, şevkle doldurur ve bu sıfatların sahibi olana yöneltmek için teşvik eder. Buna göre إِيَّاكَ, “Ey bu sıfatlarla mevsuf olan zât!” manasını ifade eder.
2-Buradaki hitap, belâğat mezhebinde manaları düşünmenin vacip olduğuna işaret eder, ta ki indiği gibi okunabilsin. Bu da, tabii olarak ve zevk yönüyle hitaba sevketsin.
Böylece إِيَّاكَ “Sanki görüyor gibi Rabbine ibadet et” emrine uymayı tazammun eder.
“Yalnızca sana ibadet ederiz” derken çoğul zamiri kullanılması üç cihet içindir:
1-"Biz, bu küçük âlem olan insanın aza ve zerreler topluluğu, şükr-i örfi ile yani her birimiz bize emrolunanı yapmak sûretiyle ibadet ederiz."
2-"Biz, tek Allah’a inanan muvahhidin topluluğu, şeriatına itaat etmek sûretiyle sana ibadet ederiz."
3-"Biz, kâinat topluluğu, senin fıtrî şeriat-ı kübrana boyun eğer, azametinin ve kudretinin arşı altında hayret ve muhabbetle secde ederiz."
Nazm ciheti: “Yalnızca sana ibadet ederiz”, (sûrenin başındaki) “Elhamdülillah”ı beyan ve tefsirdir.
“Din gününün Maliki” manasının ise neticesi ve lâzımıdır.
Bil ki: إِيَّاكَ “Yalnızca sana” ifadesinin önce getirilmesi, ibadetin ruhu olan ihlâs içindir. “Sana” şeklinde Allah’a hitap etmede ibadetin illetine bir remiz vardır. Çünkü hitaba sevkeden bu sıfatlarla muttasıf olan zât, ibadete layıktır.