Hakem ismi nedir, varlıktaki tecellisi nasıldır?
İsm-i Âzam veya İsm-i Âzamın altı nurundan bir nuru olan ism-i Hakem'in bir cilvesi, Ramazan-ı Şerifte Eskişehir Hapishanesinde göründü. Ona yalnız bir işaret olarak, beş noktadan ibaret Üçüncü Nükte acele olarak yazıldı, müsvedde olarak kaldı...
Okunan Yer: Otuzuncu Lem'a, Üçüncü Nükte
Açıklayan: Dr. Burhan Sabaz
Yorumlar
bu sohbetin 58. dakikasında geçen " ya Rasulallah nasıl kurtulacagız? cevap: kurtardıklarınızla kurtulacaksınız" hadisi şerifinin kaynağını bulamadım. elhamdülillah ben inanıyorum fakat bu hadisi çevremdekilere kaynağı ile paylaşmak istiyorum. hadisi bulabilir misiniz? teşekkür ederim.
Bu ifade çok yerlerde Hadis diye geçmekle beraber, sarih kaynaklarda tam metin karşılığını -maalesef - bulamadık. Bununla birlikte manası gayet doğru ve hadislere muvafık olduğu açıktır. Epey Hadis-i şerifler mana itibariyle buna benzemektedir.
Bunlardan ikisi şöyledir:
“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter." (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58)
“Bir kimse, bir müminden dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da kıyamet gününde o müminin sıkıntılarından birini giderir. Bir kimse darda kalana kolaylık gösterirse, Allah da ona dünya ve ahirette kolaylık gösterir. Bir kimse, bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da onun dünya ve ahiretteki ayıplarını örter. Mümin kul, din kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da o kulun yardımındadır. Bir kimse ilim elde etmek için bir yola girerse, Allah da ona cennetin yolunu kolaylaştırır. Bir cemaat, Allah Teâlâ’nın evlerinden bir evde toplanıp Allah’ın kitabını okur ve onu aralarında müzakere eder, anlayıp kavramaya çalışırlarsa, üzerlerine sekinet iner ve kendilerini rahmet kaplar. Melekler onları kuşatırlar, Allah Teâlâ da onları kendi nezdinde bulunanların arasında anar. Amelinin kendisini geride bıraktığı kişiyi, nesebi öne geçirmez.” (Müslim, Zikr 38)