Block title
Block content
وَهُوَ لِكُلِّ دَاۤءٍ دَوَاۤءٌ Meâli: “Bu kitap her derde dermandır.” Tevafukat-ı lâtifedendir ki, Refet Beyin birinci tesvidden gayet sür’atle yazdığı nüsha ile beraber, Hüsrev’in yazdığı diğer bir nüshada, ihtiyarsız, hiç düşünmeden satır başlarında gelen elif’leri saydık.

Aynen bu وَهُوَ لِكُلِّ دَاۤءٍ دَوَاۤءٌ cümlesine tevafuk ediyor. HAŞİYE-1 Hem bu risalenin müellifinin Said ismine, bir tek farkla yine tevafuk ediyor. HAŞİYE-2 Yalnız, risalenin ünvanına ait yazıdaki bir elif hesaba dahil edilmemiştir.

Câ-yı hayrettir ki, Süleyman Rüştü’nün yazdığı nüsha, hiç elif hatıra gelmeden ve düşünmeden, 114 elif, 114 şifa-yı kudsiyeyi tazammun eden 114 suver-i Kur’âniyenin adedine tevafukla beraber, وَهُوَ لِكُلِّ دَاۤءٍ دَوَاۤءٌ şeddeli lâm bir sayılmak cihetiyle, 114 harfine tam tamına tevafuk ediyor.

Yirmi Beşinci Lem’anın Zeyli

On Yedinci Mektup olup, Mektubat mecmuasına idhal edildiğinden buraya derc edilmedi.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

HAŞİYE-1 : Sonradan yazılan İhtarın iki elif’i bu hesaba dahil olamayacağı için dahil edilmemiştir.
HAŞİYE-2 : Madem keramet-i Aleviyede ve Gavsiyede, Said’in âhirinde nidâ için vaz edilmiş bir elif var, Saidâ (Ey Said) olmuş; belki fazla olan bu elif o elif’e bakıyor. Refet, Hüsrev
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yirmi Dördüncü Lem'a / Sonraki Risale: Yirmi Altıncı Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhir : son
câ-yı hayret : hayret verici nokta
cihet : yön, şekil
dahil : içinde
derc edilmek : yerleştirilmek
derman : ilâç
elif : Arap alfabesinin ilk harfi
idhal etmek : bir şeyi içine katmak
ihtar : hatırlatma, uyarı
ihtiyarsız : irade dışı
keramet-i Aleviye ve Gavsiye : Hz. Ali ve Abdulkadir Geylânî’nin kerameti
lâm : Arap alfabesinde yer alan bir harf
lem’a : parıltı
meâl : anlam
mecmua : yazılı metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşan eser
müellif : yazar
nidâ : sesleniş
nüsha : yazılı hale getirilen eser; kopya
risale : Risale-i Nur’u oluşturan bölümlerden her birisi
suver-i Kur’âniye : Kur’ân’ın sûreleri
sür’at : hız
şedde : Arapça’da üzerine geldiği harfin iki defa okunmasını sağlayan işaret
şifa-yı kudsiye : kutsal bir kaynaktan gelen şifa
tazammun eden : içeren
tesvid : yazı ile karalama, müsvedde yapma
tevafuk etmek : uygun gelmek, denk düşmek
tevafukat-ı lâtife : ince ve güzel uygunluklar
ünvan : isim
vaz edilmek : konulmak, yerleştirilmek
zeyl : ek, ilave
Yükleniyor...