اَلْباَبُ السّادِسُ

HAŞİYE فِى لاَ حَوْلَ وَلاَقوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ

وَهٰذِهِ الْكَلِمَةُ الطَّيّبَةُ الْمُباَرَكَةُ خَامِسَةٌ مِنَ الْخَمْسِ الْباَقِيَاتِ الصَّالِحَاتِ الْمَشْهُورَاتِ الَّتِى هِىَ: سُبْحَانَ اللهِ. وَالْحَمْدُ ِللهِ، وَلاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللهُ، وَاللهُ اَكْبَرُ، وَلاَ حَوْلَ وَلاَقُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ.

إِلٰهِى وَسَيّدِى وَمَالِكِى!
لِى فَقْرٌ بِلاَ نِهَايَةٍ، مَعَ أَنَّ حَاجَاتِى وَمَطَالِبِى لاَ تُعَدُّ وَلاَتحْصىٰ، وَتَقْصُرُ يَدِى عَنْ أَدْنٰى مَطَالِبِى. فَلاَ حَوْلَ وَلاَقوَّةَ إِلاَّ بِكَ يَا رَبِّىَ الرَّحِيمَ! وَياَ خَالِقِىَ الْكَريِمَ! يَا حَسِيبُ يَا وَكِيلُ يَا كَافِى.

AÇIKLAMA

ALTINCI BAB

لاَحَوْلَ وَلاَقُوَّةَ اِلاّٰ بِاللهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ
Hakkındadır. HAŞİYE

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Ey İlâhım ve Seyyidim ve Mâlikim,

Fakrım sınırsızdır. İhtiyaçlarım ve isteklerim had ve hesaba gelmez. Benim elim ise, isteklerimin en küçüğüne bile yetişmez. Kudret ve kuvvet ancak Senindir, ey her bir varlığı terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran ve sonsuz şefkat ve merhamet sahibi olan Rabb-i Rahîmim ve ey herşeyi yoktan yaratan ve ikramı bol olan Hâlık-ı Kerîmim! Ey varlıkların bütün amellerini kaydedip muhasebelerini bir anda gören ve onların her türlü ihtiyaçlarını görüp gözeten Hasîb, ey Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en güzel şekliyle üstlenen, isteklerine en güzel şekilde cevap veren ve bütün dertlerini en güzel şekilde gideren Vekîl, ey isimlerinin tecellileri varlıkların her türlü ihtiyaçlarına yeten Kâfi!

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

HAŞİYE : Çok risalelerde beyan etmişiz ki, insanın fıtratında hadsiz bir acz ve nihayetsiz bir fakr bulunmakla beraber, hadsiz a’dâsı ve nihayetsiz metalibi vardır. İnsan, bu acz, bu fakrdan fıtraten bir Kadîr, bir Rahîme ilticaya muhtaçtır. Nasıl ki, Hasbünallahü ve ni’me’l-Vekîl birinci cümlesini aczine merhem ve bütün a’dâsına karşı bir melce gösterir. Ve ni’me’l-Vekîl cümlesi de fakrına deva ve bütün metalibine bir vesileyi gösterdiği gibi, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-Aliyyi’l-Azîm dahi başka bir surette, aynen Hasbünallah gibi, acz ve fakr-ı beşerînin ilâcı, ve lâ havle kelimesi a’dâsına karşı nokta-i istinadı kendi kuvvetinden teberrî etmekle kuvve-i İlâhiyeye iltica, ve lâ kuvvete kelimesiyle metalibine, hâcâtına vesile-i mutlak tevekkül ile kudret-i İlâhiyeye itimaddır. Bu lâ havle ve lâ kuvvete cümlesinin pek çok meratibini kendimde tecrübeyle hissetmiştim. O mertebeleri birer birer kısa kelimelerle işaretler koymuşum. O işaretler vasıtasıyla o meratipleri mülâhaza ediyorum. Bu babda kısmen o mertebeleri remzeden kelimeler aynen zikredilecektir.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Beşinci Bab
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

acz : güçsüzlük
a'dâ : düşmanlar
bab : kısım, bölüm
beyan etmek : açıklamak
devâ : ilâç, çare
fakr : fakirlik, ihtiyaç hali
fakr-ı beşerî : insandaki fakirlik, her şeye muhtaç olma özelliği
fıtrat : yaratılış
fıtraten : yaratılış itibarıyla
hâcât : ihtiyaçlar
hadsiz : sınırsız
Hasbünallah : Allah bize yeter
Hasbünallahü ve ni'me'l-Vekîl : Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.
hâşiye : dipnot, açıklayıcı not
iltica : sığınma
itimad : güvenme
Kadîr : herşeye gücü yeten, sonsuz güç ve kudret sahibi Allah
kudret-i İlâhiye : Allah’ın güç, kuvvet ve iktidarı
kuvve-i İlâhiye : İlâhî kuvvet
melce : sığınak
meratib : mertebeler, dereceler
metâlib : istekler, arzular
mülâhaza etmek : değerlendirme yapmak
nihayetsiz : sınırsız, sonsuz
nokta-i istinad : dayanak noktası
Rahîm : her bir varlığa şefkat ve merhamet gösteren Allah
remzetmek : işaret etmek
risale : Risale-i Nur’u oluşturan bölümlerden her birisi
surette : şekilde
teberrî etmek : uzaklaşmak
tevekkül : Allah’a güvenme ve Onu vekil kabul etme
Ve ni'me'l-Vekîl : O ne güzel vekildir
vesile-i mutlak : kesin aracı
zikredilmek : belirtilmek, söylenilmek
Yükleniyor...