Block title
Block content
Ger bulmazsan, bütün dünya cefâ-ender fenâ-ender hebâ-ender belâdır bil.

Cihan dolu belâ başında varken, ne bağırırsın küçücük bir belâdan, gel tevekkül kıl.

Tevekkül ile belâ yüzünde gül, tâ o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül.


Hem üstadlarımdan Mevlânâ Celâleddin’in nefsine dediği gibi dedim:

اُو گُفْتِ : «أَلَسْتُ» وَتُوگُفْتِى : «بَلٰى» شُكْرِ «بَلٰى» چِيسْتْ؟ كَشِيدَنْ بَلاَ
سِرِّ بَلاَ چِيسْتْ كِه يَعْنِى مَنَمْ حَلْقَه زَنِ دَرْگَهِ فَقْرُ وفَنَا
1

O vakit nefsim dahi “Evet, evet. Acz ve tevekkülle, fakr ve iltica ile nur kapısı açılır, zulmetler dağılır.

2 اَلْحَمْدُ ِللهِ عَلٰى نُورِ اْلاِيمَانِ وَاْلاِسْلاَمِ dedi. Meşhur Hikem-i Atâiyenin şu fıkra3 , مَاذاَ وَجَدَ مَنْ فَقَدَهُ وَمَاذَا فَقَدَ مَنْ وَجَدَهُ yani, “Cenâb-ı Hakkı bulan neyi kaybeder? Ve Onu kaybeden neyi kazanır?” yani;

“Onu bulan herşeyi bulur. Onu bulmayan hiçbir şey bulmaz, bulsa da başına belâ bulur” ne derece âli bir hakikat olduğunu gördüm ve 4 طُوبـٰى لِلْغُرَباَۤءِ hadîsinin sırrını anladım, şükrettim.

İşte, kardeşlerim, karanlıklı bu gurbetler, çendan nur-u imanla nurlandılar; fakat yine bende bir derece hükümlerini icra ettiler ve şöyle bir düşünceyi verdiler: “Madem ben garibim ve gurbetteyim ve gurbete gideceğim. Acaba şu misafirhanedeki vazifem bitmiş midir? Tâ ki sizleri ve Sözleri tevkil etsem ve bütün bütün alâkamı kessem” fikri hatırıma geldi.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : O, “ben Senin Rabbin değil miyim?” dedi. Sen “Evet” dedin. “Evet” demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır. Dîvân-ı Kebîr, s. 157, Gazel 251.
2 : İmân ve İslâmiyet nuru için Allah’a hamd olsun.
3 : İbn-i Atâillah el-İskenderî, Şerhü’l-Hikemi’l-Atâiye, s. 208
4 : “(İslâmiyet garip olarak başladı; ileride garipliğe dönecek ve ilk günlerdeki gibi tekrar garip olarak gelişmeye başlayacaktır.) Ne mutlu gariplere!” Müslim, Îman: 232; Tirmizî, Îman: 13; İbni Mâce, Fiten: 15; Dârimî, Rikâk: 42; Müsned, 1:184, 398, 2:177, 222, 389, 4:73.
Önceki Risale: Beşinci Mektup / Sonraki Risale: Yedinci Mektup
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

acz : âcizlik, güçsüzlük
âli : yüce, yüksek
cefâ-ender : cefâ ve sıkıntı içinde
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan, şeref ve azamet sahibi yüce Allah
cihan : dünya, âlem
çendan : gerçi
fakr : fakirlik, ihtiyaç hali
fenâ-ender : fenâ, gelip geçicilik içinde
fıkra : kısa yazı, bölüm
garib : yalnız, kimsesiz
ger : eğer
hadis : Peygamberimize ait söz, emir veya davranış
hakikat : doğru, gerçek
hebâ-ender : boşluk ve hiçlik içinde
icra etmek : yerine getirmek
iltica : sığınma
kâfi : yeterli
nefs : kişinin kendisi
nur : ışık, aydınlık
nur-u iman : iman nuru, aydınlığı
rahat-ı kalb : kalp rahatlığı
tebeddül : başkalaşma, değişme
tevekkül : Allah’a dayanma ve güvenme
tevkil : vekalet verme
zulmet : karanlık
Yükleniyor...