Block title
Block content
2 وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ1 بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ 3
Çok aziz, çok sıddık ve sadık kardeşlerim ve Risale-i Nur cihetinde emin ve hâlis vârislerim; çok mânidar ve kuvvetli bir tevafuk ve şakirtlerin sadakatlerine delil, bir zahir keramet-i Nuriyeyi beyan etmeme bir ihtar aldım. Şöyle ki:

Ben vasiyetnamemi yazdığım aynı zamanda, gizli münafıklar, benim itimad ettiğim hizmetçilerimi zabıta tarafından yanıma gelmekten men ettikleri aynı vakitte, fırsat bulup, tanımadığım birisiyle, sabık dokuz defadan daha tesirli bir zehir bana yutturdular.

Hem aynı zamanda, Tunuslu ve âlim kardeşlerimizden ve buraya kadar geçen sene beni görmek için gelip görüşmeden giden Hoca Haşmet, Yozgat’tan buraya yazıyor ki: “Said vefat etmiş, Risale-i Nur’un yüz otuz risalesi muhafaza edilsin. Tâ ki, ileride tab edeceğiz.”

Hem aynı zamanda Halil İbrahim’in, vefatım hakkında bir hazin mersiye hükmündeki parlak mektubu, şakirtleri ağlattırdı.

Hem bu zamana pek çok yakın, Hüsrev’in, kendi âdetine muhalif, benim vefatıma dair bir iki mektubunda, iki üç gün ömür gibi tabirlerle ecelime işaretleri, bir parça beni müteessir etti. Acaba ben gidiyorum diye endişe ettim.

Hem aynı bu hengâmlarda, en ziyade hayat-ı dünyeviyedeki vazifemi düşünüp vefatımdan sonra şakirtler bu dehşetli zamanda benim bedelime de o vazifeyi yapacaklar mı diye çok merak ederken, birden Denizli, Milâs, Isparta, İnebolu, ümidimin yüz derece fevkinde ve öyle bir sahabetkârane ve iltizam-perverane o vazifeye koşup başkaları da ve muallim ve âlimleri koşturdular ki, beni hayret hayret içinde bıraktılar.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
2 : “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.
3 : Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi ebediyen, dâima üzerinize olsun.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

aziz : çok değerli, izzetli
bedel : karşılık
beyan : açıklama, anlatım
ecel : ölüm vakti
emin : güvenilir
fevkinde : üstünde
hâlis : içten, samimî
hayat-ı dünyeviye : dünya hayatı
hazin : hüzün veren, acıklı
hengâm : ân, zaman
ihtar : hatırlatma, ikaz
iltizam-perverane : bağlanarak, sarılarak
mânidar : anlamlı
men etme : yasaklama
mersiye : birisinin ölümü hakkında yazılan, üzüntüyü dile getiren manzume, ağıt
muallim : öğretmen
muhafaza : koruma, saklama
muhalif : aykırı, zıt, ters
münafık : iki yüzlü, inanmadığı halde inanmış görünen
müteessir etme : etkileme, üzme
risale : Risel-i Nur’da yer alan herbir bölüm
sabık : geçen, önceki
sadakat : bağlılık, sebat
sadık : bağlı, doğru
sahabetkârane : sahip çıkarak, koruyarak
sıddık : çok doğru ve bağlı
şakirt : talebe, öğrenci
tab etmek : basmak
tabir : ifade
vâris : mirasçı
vasiyetnâme : bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şeyleri belirten yazı
zabıta : güvenlik gücü, polis
Yükleniyor...