Block title
Block content
Refika-i hayatına muhabbetin, madem hüsn-ü sîret ve maden-i şefkat ve hediye-i rahmet olduğuna bina edilmiş. O refikaya samimî muhabbet ve merhamet edersen, o da sana ciddî hürmet ve muhabbet eder. İkiniz ihtiyar oldukça o hal ziyadeleşir, mes’udâne hayatını geçirirsin. Yoksa, hüsn-ü surete muhabbet nefsânî olsa, o muhabbet çabuk bozulur, hüsn-ü muaşereti de bozar.

Peder ve valideye karşı muhabbetin, Cenâb-ı Hak hesabına olduğu için, hem bir ibadet, hem de onlar ihtiyarlandıkça hürmet ve muhabbeti ziyadeleştirirsin. En âli bir hisle, en merdâne bir himmetle onların tûl-ü ömrünü ciddî arzu edip bekàlarına dua etmek, tâ “Onların yüzünden daha ziyade sevap kazanayım” diye samimî hürmetle onların elini öpmek, ulvî bir lezzet-i ruhanî almaktır. Yoksa, nefsanî, dünya itibarıyla olsa, onlar ihtiyar oldukları ve sana bâr olacak bir vaziyete girdikleri zaman, en süflî ve en alçak bir hisle vücutlarını istiskal etmek, sebeb-i hayatın olan o muhterem zâtların mevtlerini arzu etmek gibi vahşî, kederli, ruhanî bir elemdir.

Evlâdına muhabbet ise, Cenâb-ı Hakkın senin nezaretine ve terbiyene emanet ettiği sevimli, ünsiyetli o mahlûklara muhabbet ise, saadetli bir muhabbet, bir nimettir. Ne musibetleriyle fazla elem çekersin, ne de ölümleriyle meyusâne feryad edersin. Sabıkan geçtiği gibi, “Onların Hâlıkları hem Hakîm, hem Rahîm olduğundan, onlar hakkında o mevt bir saadettir” dersin. Senin hakkında da, onları sana veren Zâtın rahmetini düşünürsün, firak eleminden kurtulursun.

Ahbaplara muhabbetin ise, madem Allah içindir. O ahbapların firakları, hattâ ölümleri, sohbetinize ve uhuvvetinize mâni olmadığı için, o mânevî muhabbet ve ruhanî irtibattan istifade edersin. Ve mülâkat lezzeti daimî olur. Allah için olmazsa, bir günlük mülâkat lezzeti, yüz günlük firak elemini netice verir. HAŞİYE

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

HAŞİYE : Allah için bir saniye mülâkat, bir senedir. Dünya için olsa, bir sene, bir saniyedir.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: İkinci Mevkıf
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ahbap : sevilenler, dostlar
âli : yüce
bâr olmak : yük olmak
bekà : devam etme
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan, şeref ve azamet sahibi yüce Allah
elem : acı, üzüntü
evlâd : çocuklar
feryad : bağırıp çağırma
firak : ayrılık
Hakîm : herşeyi hikmetle yapan Allah
Hâlık : herşeyin yaratıcısı Allah
hediye-i rahmet : rahmetin bir hediyesi
himmet : ciddî gayret
hürmet : saygı
hüsn-ü muaşeret : güzel geçim
hüsn-ü sîret : ahlâk güzelliği
hüsn-ü suret : dış görünüşün güzelliği
irtibat : bağlılık
istifade : yararlanma
istiskal etmek : ağır bulup hoşlanmamak
lezzet-i ruhanî : ruhun aldığı lezzet
lillâh : Allah için
maden-i şefkat : şefkat kaynağı
mahlûk : yaratık
mani : engel
merdâne : mert kişiye yakışır şekilde
mes’udâne : mutlu olarak
mevt : ölüm
meyusâne : ümitsizce
muhabbet : sevgi
muhterem : hürmete layık, saygıdeğer
musibet : belâ, felaket
mülâkat : kavuşma
nefsânî : nefsin hoşuna gider şekilde
nezaret : gözetim
peder : baba
Rahîm : rahmeti herşeyi kuşatan, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah
rahmet : şefkat, merhamet
refika : eş
refika-i hayat : hayat arkadaşı, eş
ruhanî : ruha ait
saadet : mutluluk
saadetli : mutlu
sabıkan : daha önceden
samimî : içten
sebeb-i hayat : hayat sebebi
süflî : alçak, aşağılık
tûl-u ömür : uzun ömür
uhuvvet : kardeşlik
ulvî : yüce
ünsiyet : canayakın, dost
valide : anne
vücut : varlık
ziyade : fazla, çok
ziyadeleşmek : artmak, çoğalmak
Yükleniyor...